CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Gidecek yerimiz yok!..

Eklenme Tarihi 02 Mayıs 2017
Şöyle veya böyle, ülke olarak yepyeni bir dönemin eşiğindeyiz.
Bu güne gelene kadar her ne yapmış ya da ne düşünmüş olursak olalım, 80 milyon olarak önümüzdeki yeni dönemi çok iyi değerlendirmek mecburiyetindeyiz.
Bazılarımız pek farkında olmasak da, ayaklarına vurulmuş prangalardan kurtulmuş bir ülkeyiz artık.
Kendi istedikleri yönde gitmemiz için sürekli bastıranlar ve onların içimizdeki uzantılarına rağmen hem de...
Öncelikle, bu ülkede yaşayan bizlerin hiç birimizin gidebileceği başka bir yer yok. Bir şekilde böyle bir yer olabileceğini düşünenlerin, aslında kendilerini kandırmakta oldukları, malum. Biz bir yerlere gidilebilecek değil, başka yerlerden ayrılmak zorunda kalanların gelebileceği yeriz çünkü.
Tarihin çeşitli dönemlerinde gidebilecek başka yerleri olmayanların geldiği ülkeydik ve şimdi de öyleyiz.
Milyonlarca insanı mülteci konumuna getiren gelişmelerin müsebbibi olan batılı ülkeler, üç yüz, beş yüz ya da en fazla binleri zorlukla telaffuz ederken, milyonlarca muhacire ensar olmamız bundandır.
Farklılıklarımızın farkındayızdır.
Ama bununla beraber bunların hiçbir zaman gerçek bir problem kaynağı olmadığını gösterir tarihimiz. Birileri farklılıklarımızı fay hatları olarak kullanmaya kalkışsalar da, oluşturmaya kalkıştıkları sarsıntılar hep yüzeyde kalmış ve derinlere inmemiştir kesinlikle.
Din, dil, ırk, mezhep... Ne olursa olsun, farklılıkların bir arada barış içerisinde yaşayabileceğinin benzersiz örneklerini göstermişizdir her daim.
Modern dünyanın öğrenmek istemediği ama eninde sonunda öğrenmeye mecbur kalacağı değerlerin temsilcisiyiz, tam olarak farkında olmasak da.
Kendisi gibi olmayanları 'öteki' olarak değerlendiren ve asimile etmek ya da gettolara hapsetmekten başka bir yol bilmeyen Batı'ya inat, bizim gibi olmayanlardan komşularımız, hemşehrilerimiz vardır bizim.
Hassasiyetlerini bilir, saygı gösteririz.
Hassasiyetlerimizi bilirler ve saygı gösterirler.

İkna edilmiş olanlar...

Farkında olalım ya da olmayalım önemli, hatta çok önemli bir ülkeyiz.
Dışımızdan bizimle uğraşan çok mihrak var. Bunların ortak vasıfları, oyunu kesinlikle kurallarına göre oynamıyor oluşları. Lafa gelince en parlak cümleleri sarf ediyor, ama uygulamada bunlara zerre kadar önem vermiyorlar. Bütün dertleri varmak istedikleri hedef.
Ülkemizle ilgili çeşitli hesaplar yapan dış mihrakların gazına gelerek ülkemizi içeriden vurmaya çalışanların sayısı da az değil. Bunlardan bazıları kripto kimlikli muhtemelen ve birilerinin oluşturdukları efsanelerden besleniyorlar.
Kendileri gibi olanların geçmişte bu ülkeye yaşattıkları sıkıntıların ortaklaşa yaşandığını ya bilmiyor ya da aldırmıyorlar.
İnanılmaz gibi gelse de, ülkemize bir şekilde bazı zararlar vermenin aslında lehimize olacağına ikna edilmişler de var içimizde. İkna edilmiş yani aslında kandırılmış...
Tarihle araları hiç de iyi olmayan bu güruh, yaptıklarının eninde sonunda ihanet manasına geldiği gerçeğinden de bihaber durumdalar.
Son dönemlerde yaşadıklarımız demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü ve benzeri konularda ülkemizi kıyasıya eleştirenlerin esasında bizi köşeye sıkıştırmaya ve istedikleri gibi davranmamızı sağlamaya çalıştıklarını çok açık bir şekilde ortaya koyuyor oysa.
İşimiz hep zordu, bundan sonra da zor olacak şüphesiz. Ama başarmak zorundayız. Çünkü yaptıklarımız ve yapacaklarımız sadece 80 milyonu değil; yaklaşık iki, hatta belki de 7 milyarı ilgilendiriyor çünkü...