CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Jeffrey daha ne desin!..

Eklenme Tarihi 16 Ağustos 2016
ABD ve Batı'dan bakıldığında Türkiye'de olup bitenlerin nasıl gözüktüğü konusunda çok şey yazılır çizilir. Ancak oradan bakınca gözüktüğü söylenenlerin hiç de objektif olmadığını hepimiz bilir ve duruma şaşarız.
Mesela, ABD ve Batı'nın her şeye öncelikli olarak insan hakları, demokrasi ve özgürlükler çerçevesinden baktığı söylenir bize. Ancak bu ülkeler kendileriyle uyumlu geçinen diktatörlerle sıkı fıkı olup, onlara iltifatlar yağdırırken, istedikleri gibi davranmayan demokratik ülkelerin liderlerini diktatör diye suçlarlar. Türkiye söz konusu olduğunda yaptıkları gibi yani.
Bu durumun ABD ve Batı ülkelerinin gözleri ya da gözlükleri ile ilgili bir probleme mi, yoksa söyledikleri ile yaptıkları arasındaki uyumsuzluğa mı delalet ettiği, ciddi bir meseledir.
İçimizdeki batı hayranları, Batı'nın hemen her şeyini iyi ve doğru olarak kabul ettikleri için, oradan bize yönelen çarpıtılmış yorumları referans almaya çok meraklıdırlar çünkü.
2008-2010 arasında ABD'nin Ankara Büyükelçisi olup halen bir düşünce kuruluşu olan Washington Enstitüsü'nde çalışan James Jeffrey Hürriyet'ten Cansu Çamlıbel'e konuşmuş. Jeffrey'in söyledikleri, Türkiye'nin ABD ve Batı ile ilişkileri, Batı'nın bakışı ile ilgili kriterlerin içyüzü, FETÖ yapılanması, 15 temmuz darbe girişimi ve ABD'nin konuyla muhtemel ilgisi gibi çeşitli konularda hakikaten önemli bilgiler veriyor.
Konuşmanın bütününü bulup okuyayacaklara söylemek gereken ilk şey ise, Jeffrey'in ironik tarzını iyi kavramaları. Aksi takdirde daha baştan kızıp okumayı bırakabilirler.
Jeffrey'in 15 Temmuz değerlendirmesi şöyle: "Türkiye'de yaşanan trajediye ve iç savaşa yakın bir şeydi. Gerçekleşmediği için hepimiz memnun olmalıyız.
(…) Darbecilerin motivasyonunun tam olarak ne olduğunu bilmiyoruz. Ancak demokratik sistemi yıkıp yerine gizli bir teşkilatı iktidara getirmeyi hedefledikleri açık."

ABD VE BATI'NIN GÖZÜNE GÖZLÜK!..
Çamlıbel'in, 'Kimdir o gizli teşkilat?' sorusuna ise: "Hepimiz kesin kanıtları bekliyoruz ancak emarelerin çoğu Gülen hareketine işaret ediyor" cevabını veriyor Jeffrey.
Uzun röportajda, Jeffrey'in söylediği hemen her şey, önemli. Ancak asıl önemli olan ABD'nin ve tabii ki Batı'nın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bakışındaki şaşılık hatta körlükle alakalı söyledikleri.
Jeffrey bütün açık yürekliliği ile şunları söylüyor: "Erdoğan Washington'da sevilmiyor.
Erdoğan Avrupa'da da sevilmiyor.
Otoriter görülüyor ve iyi bir oyuncu olmadığı düşüncesi hâkim. Batı daha önce Erdoğan'dan daha otoriter olan çok liderle muhatap oldu, olmaya da devam ediyor. Ama fark şu;
Suudlular, Mısırlılar her koşulda bize yaltaklanıyor. F-16'ları, müttefiklik ilişkilerini falan düşünerek bizimle aynı değerleri paylaşıyormuş gibi yapıyorlar. Erdoğan ise bizimle çatışıyor, çelişkilerimizi yüzümüze vuruyor, dostumuz olmaya çalışmıyor.
Ondan daha otoriter liderler ise dostumuzmuş gibi poz yapmakta beis görmüyor. Çok yakın zamana kadar Putin bile böyle davranıyordu.
Erdoğan Washington'da bu yüzden sevilmiyor." ABD ve Batı ülkelerinin Türkiye'ye ve özellikle de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a bakışlarındaki şaşılık konusunda yeteri kadar bilgi verici sözler bunlar. Tabii anlayana… Anlama özürlü olan uşak ruhlular için, ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, daha ne söylesin ki!..