En son söylenmesi gerekeni en başta söyleyelim: CHP'yi ve o zihniyete mensup olanları anlayabilmek, çok az faniye nasip olabilecek bir şey…
Aralarında İstanbul, Antalya, Bolu, Uşak ve Bursa'nın da bulunduğu iller yanında birçok ilçenin CHP'li belediye başkanları rüşvet, irtikap, yolsuzluk ve benzeri suçlar sebebiyle tutuklu.
Gelişmelerin 'siyasi' olduğunu söylemeyi çok sevseler de tutuklamaların hemen tamamı CHP içinden gelen ihbarlar sonucu yaşanmış. İhbarcı CHP'lilerin paylarını azımsayanlar arasından mı yoksa hiç pay alamayanlar arasından mı çıktığı, meçhul.
İtirafçıların şu ana kadar söylediklerine bakılırsa, tutuklu başkanlara yönelik suçlamaların hepsi doğru. Vahim olan husus ise bunların buz dağının gözüken kısmından ibaret olma ihtimali.
Başkanları rüşvet, irtikap ve yolsuzluk gibi suçlardan tutuklu bulunan il ve ilçelerde yaşayan herkesin ve özellikle de CHP'lilerin, iddiaların doğru olup olmadığı konusunda sağlama yapma imkanları mevcut.
İl ve ilçelerinin nereden nereye geldiği ya da gelemediği, ilgili başkan ve kadrosunun çalışıp çalışmadığı ve bütçeyi gereğince kullanıp kullanmadığı hakkında derli toplu fikirler verebilecek bir kriterdir.
Asrın Felaketi de denilen 6 Şubat Depremleri sonrası CHP zihniyeti tarafından şişirilen Ahbap balonunun, yardım için gönderilen bağışların kumar başta olmak üzere şahsi harcamalarda kullanıldığı anlaşılınca patlaması, bir örnek.
Tutuklu İmamoğlu'nun 3 yılda 117 taşınmazı nasıl elde edebildiği bir kenara konulsa bile, 2019'dan beri 1 trilyon liranın üzerindeki İBB bütçesini nerelere harcadığını sorgulamak, sağlama yapabilmekte yardımcı olur. Neredeyse tek bir kazma bile vurulmayan metrolar için Avrupa ülkelerinden alınan yüz milyonlarca avroluk kredi, ayrı bir bahis.
Aynı şekilde, aday olabilmek uğruna genel merkezlerine akıttıkları paraların bir kısmını itiraf eden başkanların idare ettiği şehirlerde yaşayanların da durumu gözden geçirmeleri, faydalı olabilir. Tutuklu başkanın, bütçenin ne kadarını hizmete ve ne kadarını 'aday olma masraflarını karşılamaya' ayırdığını öğrenebilirler böylelikle.
'Kanalizasyon suyu karışmış su içer yine CHP'ye oy veririm' diyen siyasi şizofrenler, konu dışı. Ancak, şehrin imkanlarını kendisi ve çevresi için kullanan başkanlara mahkum olmak CHP'lilere yakışmıyor.
Olup bitenlerin en tuhaf tarafı, her şey gözlerinin önünde yaşanan CHP kitlesinin tepkisizliği. Okumuş, çağdaş, dürüst, vatansever gibi sıfatları kanırtarak kullanmayı seven CHP'lilerin, memleketi adeta soyup soğana çevirenleri baş tacı etme ısrarları, ibretlik.
CHP'nin ikiye ayrılması, gelecek için belki bir şans. İki partiden hangisini seçecekleri kendi problemleri. Ancak, laf yerine icraat yapabilme ihtimali olanları tercih etmeleri, iyi olabilir.
CHP kitlesi, biraz olsun akıllanmalı. Yanlışta ısrar, en azından ayıptır…