CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Şeftali üretmek yeter miydi?..

Eklenme Tarihi 14 Temmuz 2016
Prof. Dr. Sedat Çelikdoğan'ı, yani ülkemiz açısından önemli değerlerden birisini daha Refik-i A'la'ya yani En Yüce Dost'a uğurladık...
Sedat Çelikdoğan'ı bilmeyenlere tanıtmak için Türkiye'nin sancılı sanayileşme tarihine bir göz atmak gerek. Birileri kendi motorumuzu, kendi arabamızı, kendi uçağımızı, kendi gemimizi... yapmak için çalışırlarken; birileri de bunları engellemek için çalışıyorlardı.
Günümüzde olduğu gibi...
Cumhuriyet'ten sonra sanayileşme girişimlerine, 'nemize gerek sanayi, biz bir tarım memleketiyiz şeftali ve patates üretmek neyimize yetmiyor' bahanesiyle karşı çıkanların sesleri her daim yüksek çıkıyordu.
Sanayileşmenin Türkiye açısından kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunu bilenler ise, kapılar yüzlerine kapansa da pencerelerden girerek seslerini duyurmaya çalışıyorlardı.
Prof. Dr. Sedat Çelikdoğan, İTÜ'de Erbakan Hoca'nın asistanı olduğu günlerden başlayarak, hayatının tamamını Türkiye'nin sanayileşmesi yolunda sarf etmiş isimlerden birisiydi.
Çelikdoğan'la ilgili tek bir hatıra, kendisini tanımak için yeterli belki:
70'li yılların ortası. Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca, İTÜ'den asistanı olan Sedat Çelikdoğan'ı arar ve hemen yanına gelmesini, Konya'ya gideceklerini söyler. Çelikdoğan, ne olduğunu anlamadan kendisini Erbakan Hoca ile Konya yollarında bulur.
Konya'ya birkaç kilometre mesafede boş bir arazinin yanında arabayı durduran Erbakan Hoca, Çelikdoğan'la araziye iner ve başlar anlatmaya: "Şu gördüğün yerden itibaren şu kadar metre ileriye doğru ve vardığın yerden de şu kadar metre sola doğru yürüyecek ve bir dikdörtgen oluşturup belirlediğin yerlere işaret taşlarını dikeceksin. Sonra valiliğe gidecek ve valiyi bulacaksın..." Erbakan Hoca bunları söyledikten sonra Konya'ya hareket eder. Söylendiği şekilde araziyi işaretlemek üzere ter başına harekete geçen Çelikdoğan, bataklığa saplanıp köylüler tarafından kurtarılmış olsa da, isteneni yapıp valiliğe gider. Kendisi de şaşkın olan Vali'yi bulduğunda mesele açıklığa kavuşur: O araziye motor fabrikası kurulacaktır. Sonrasında çetin görüşmeler arlıklar için İtalya'nın yolunu tutar Çelikdoğan... İşte halen traktör ve motor üretimi ile iştigal eden TÜMOSAN'ın hikayesi böyle başlar. Benzer birçok tesis gibi...

Çelikdoğan: Başkanlık Sistemi şart!..

D-8 Ülkeleri Sanayi ve AR-GE Projeleri Koordinatörlüğü, SAM Mühendislik Yönetim Kurulu Başkanlığı, Hema Koordinatörlüğü, Orta Doğu Rulman Sanayi ve Ticaret Genel Müdürlüğü, Türk Motor Sanayi A.Ş. (TÜMOSAN) Yönetim Kurulu Başkanlığı... Çelikdoğan'ın mücadele dolu hayatının bazı aşamalarında bulunduğu yerler.
Son olarak Karabük Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği Bölümünde Profesör olan Çelikdoğan, Yavuz Mühendislik A.Ş.'nin de Yönetim Kurulu Başkanı idi ve ülkemizin geleceğine yönelik projelerle uğraşıyordu.
Rahmetli Çelikdoğan için söylenmesi gereken çok şey var şüphesiz.
Ama esas şu: O, Türkiye'yi daha ileriye götürmek için hayaller kuranlardan birisiydi ve bunlardan çoğunun gerçekleştiğini de gördü.
Vefatı öncesinde yaptığımız bir görüşmede, Türkiye için Başkanlık Sistemi'nin gerekliliğini anlatma konusunda hazırlıklar yaptığını belirtmişti Sedat Çelikdoğan.
Tecrübelerinin bunu gösterdiğini ve zaten Erbakan Hoca'nın kanaatinin de bu yönde olduğunu söylüyordu...
Sedat Çelikdoğan Ağabey'e Cenab-ı Hakk'tan rahmetler niyaz ediyor, ailesi ve yakınlarına sabırlar diliyorum...