Atatürk Kültür Merkezi'nin yerine muhteşem bir opera binası...
Ve vaktiyle Taksim Gezi Parkı'nın yerinde bulunan Taksim Kışlası'nın yeniden inşası...
1780'de I. Sultan Abdülhamid tarafından yaptırılan Taksim Kışlası, 1940'ta Avrupalı meşhur şehir planlamacısı Henri Prost'un tavsiyesi üzerine, yerine konut ve sosyal etkinlik alanı yaptırılmak üzere yıktırılmıştı. Kışla olmanın yanında cambaz gösterileri, at yarışları, spor müsabakaları, Rum hacıların konaklaması gibi amaçlarla da kullanılmış olan Taksim Kışlası'nın yeri, planlananlar yapılmayınca alan Gezi Parkı'na dönüştürülmüştü.
Yeni inşa edilecek yapının Şehir ya da Tarih Müzesi olarak kullanılabileceğini belirten Cumhurbaşkanımız, söz konusu müzede Gezi Parkı olayları ile yakından ilgilenen Almanya, Fransa ve ABD gibi ülkelerle ilgili bölümlerin olacağından bahsediyor.
Taksim'e yapılacak büyük bir cami, yıllardır hasretle beklenen bir şey. İstanbul'un en önemli yerlerinden birisinde, çevrede bol miktarda kilise ve sinagog varken, cami bulunmayışı epeyce can sıkıcıydı...
Yolu oralara düşenler, Ağa Camii ve Maksem'in arkasındaki mescit dışında ibadet yeri olmamasının sıkıntısını iyi bilirler herhalde.
Artık eskiyen ve zaten bazı eksiklikleri sebebiyle eleştiriler alan Atatürk Kültür Merkezi'nin yıkılarak yenilenmesi, yine yılların meselesi. Herkesin faydasına olduğu bilinse de birilerinin inatları sebebiyle epeyce uzayan bir konu. 1940'lara kadar Gezi Parkı'nın yerinde boy gösteren Taksim Kışlası'nın yeniden inşası da öyle.
Belirli zamanlarda epeyce gürültü koparmış, daha doğrusu gürültü koparabilmek için malzeme olarak kullanılmış üç konuyu bir arada zikretti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
Neden olmasın!..
"Antik Çağ'dan 21. Yüzyıl'a Büyük İstanbul Tarihi Eseri" tanıtım programındaki konuşmasında Taksim Gezi Parkı'na vaktiyle orada bulunan Kışla'nın yeniden inşa edileceğini belirtti Cumhurbaşkanımız. Ve ardından da Maksem'in olduğu yere bir cami yapılacağını ve Atatürk Kültür Merkezi'nin de yıkılarak yerine dev bir opera binası yapılacağını müjdeledi...
Ben 'müjdeledi' diyorum, büyük ihtimalle konuyu duyanların çoğu da işi böyle anlıyor. Ancak birileri konuyu haberleştirirken 'yine tahrik peşinde' demeyi tercih ediyorlar.
Konuyu böyle üst perdeden, yani tahrik peşinde diye haberleştirenlerin cirmi ne diye baktığınızda, hepi topu bir avuç bile olmadıklarını görüyorsunuz.
Kendilerine soracak olursanız bütün halkı temsil ettikleri iddiasında olsalar da, toplumun yüzde birini temsil kabiliyetinde bile değiller yani.
Yapılacak, yapacağız, yapmalıyız diyen, bu ülke halkının büyük bir ekseriyetinin oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilen bir isim.
Beraber hareket edeceklerini söyledikleri ise malum; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin bakanlıkları ve diğer yetkilileri ile beraber İstanbul Büyükşehir Belediyesi.
Taksim'de yapılması düşünülen şeylere karşı çıkan ve bunu kendilerine yönelik bir tahrik olarak değerlendirenler ise, kelimenin tam manasıyla bir hiç... Hiçliklerine rağmen, yüksek perdeden konuşup yazmaları, üç sene önce olduğu gibi yine insanları kandırabilecekleri beklentileri ile alakalı...
Evet, Taksim'e Cami, Atatürk Kültür Merkezi yerine büyük bir opera binası ve Taksim Kışlası'nın yeniden inşası...
Neden olmasın ki!..