CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Biz buradayız, bekleriz...

Eklenme Tarihi 09 Haziran 2016
İstanbul'da 7'si polis 11 kişinin hayatına mal olan patlamanın faili henüz net değil, ancak Başbakan Yıldırım, Mardin Midyat'taki patlamanın failinin 'Katil PKK' olduğunu resmen duyurdu.
Bombalı eylemler, çeşitli yerlerde karakollara saldırılar ve halen bazı yerlerde sürdürülen çukurlu, barikatlı özyönetim saçmalığı ile varılabilecek bir yer olmadığını çocuklar da bilebileceğine göre, PKK'lılar ve HDP'liler de biliyorlardır. O halde mesele ne? Yani herhangi bir netice alınamayacağını bile bile, PKK bu işleri neden yapıyor sorusu, önemli bir husus.
Terör olaylarındaki tırmanışı, ağırlıklı olarak Suriye'deki gelişmelere bağlayanların sayısı epey fazla.
Ülkemizin Suriye'nin Kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan yapıya müsaade etmemesi, gelişmelerin ana sebebi bunlara göre.
Meseleye bu açıdan bakanlar, eğer Suriye'nin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan koridor konusunda uyumlu olsaydık, terör olayları ile karşılaşmayacağımız kanaatindeler. Yani PKK Temmuz 2015'deki saldırılara başlamaz, çukurlu barikatlı özyönetim ilanlarına girişmez ve metropollerde bombalı eylemler yapmazdı demeye getiriyorlar.
Tabii Türkiye'nin meselesi sadece PKK teröründen ibaret değil. İşin DHKPC ve DAEŞ gibi yönleri de var. Dolayısıyla, zaten bir şekilde terör olayları sürerdi denildiğinde, DHKPC ve hatta DAEŞ terörünün sebebinin de Suriye'nin kuzeyi ile yakından ilgili olduğunu söylüyor bu yorumcular.
PKK, DHKPC ve DAEŞ eylemlerinin aynı neticeyi sağlamaya, yani Türkiye'yi Suriye'nin kuzeyinde bir koridor devlet oluşturulmasına razı etmeye yönelik olduğunu söyleyenlerin, haklı tarafları olduğu kesin. Ancak bu, arzu edildiği şekilde davranıp, 'Suriye'nin kuzeyi, yani güney sınırlarımız boyunca ne olursa olsun, bize ne' demiş olsaydık bile, terör olaylarına maruz kalmayabilirdik demek değil.

PKK/PYD DEVLETÇİĞİ HAYALİ...
Kuzey Suriye'de gerçekleştirilmeye çalışılan koridorun, kara kaşları kara gözleri için PKK/ PYD'ya bir devletçik hediye etme niyetiyle alakası olmasa gerek. Mesele, bölgenin enerjisinin Akdeniz'e indirilişi ile ilgili alternatif bir güzergah arayışı ile alakalı daha çok. Yıllardan beri konuşulup durulan, bölgenin haritalarının yeniden çizilmesi konusunu da bu yoruma ilave edebiliriz.
PKK'nın savaş baronları ve siyasi uzantıları HDP'lilerin son zamanlardaki bütün gayretlerinin, adına Rojava dedikleri yapıyı Suriye'nin kuzeyine yayabilme hedefine yönelik olduğu, biliniyor.
Sınırımızın güneyini boylu boyunca kaplayan ve Akdeniz'e inen koridor talebinin devamı da var.
Bu koridorun Kuzey Irak'ı da bir şekilde içine dahil etmesi gerektiği düşünülüyor. Bu sebepten olsa gerek, Kuzey Irak'ta Barzani'nin canını sıkacak gelişmeler de birbiri ardına yaşanıyor son zamanlarda.
Kafa karıştıran husus, PKK/ PYD'nin koridor talebi çevresinde ittifak eden ya da etmiş gözüken devletler.
Görünüş bizi aldatmıyorsa, Rojava'yı mecburen PYD'ye ikram eden Suriye'ye ek olarak ABD, Rusya, İran ve AB ülkeleri bile burada bir PYD koridoru oluşturulması fikrine sıcak bakıyor gibiler.
Ama sadece 'gibiler'... Güçlenirse, Suriye'nin ilk el atacağı yer herhalde Rojava olacaktır. ABD, Rusya, İran ve AB ülkelerinin söz verip tutmama konusundaki ünleri hatırlandığında, PKK/PYD'yi eninde sonunda neyin beklediği anlaşılır...
Neyse ki, başları sıkıştığında sığınabilecekleri bir Türkiye var...
Yani biz hep buradayız, bekleriz...