Ancak, 'Gergin gözükmek', bazı hallerde insanların vücutlarının bazı yerlerini 'gerdirmeleri' ile alakalı bir hal olup, mevzumuzla uzaktan yakından alakası yok. Konumuz gerdirmedikleri, hatta gerginliklere sebebiyet verdikleri halde başkalarına 'gerginliğe sebep olma!' çağrısı yapanlar...
Siz nasıl görüyorsunuz bilmem. Ama CHP'liler bu günlerde oldukça gergin gözüküyorlar.
Edirne Keşan'dan güya Cumhurbaşkanımıza seslenen CHP milletvekili, tam bir gerginlik örneği.
Partisinin Keşan ilçe Teşkilatının salonunda, dinleyebilecek üç-beş partili ve bir de mikrofon bulduğu için haykırıyor: 'Toplumu germe' diyor Cumhurbaşkanımıza...
Ama aslında kendisinden ve kendisi gibi olanlardan bahsediyor, geriliyorlar çünkü...
Esas gerginlik CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nda müşahede ediliyor...
Bir kaset sayesinde bulunduğu mevkiye gelen bu kişi, bu kasetle ilgili gerçeklerin meydana çıkma ihtimali sebebiyle midir bilinmez, ama hakikaten çok gergin.
Genel Başkanlığa paraşütle, -pardon kasetle- indiği günden beridir girdiği bütün seçimleri kaybeden ve mevkiini başarılarıyla değil adeta başarısızlıklarıyla muhafaza eden birisi Kılıçdaroğlu.
Delegeleri sıkı tutuyor olsa da, bir kurultay marifetiyle her an uçurulabileceğini iyi biliyor.
Başarısızlıkları bir yana, kendisini oraya getiren güçlerin bir gün ters bir karar alabileceklerinin de farkında.
Bu sebeple, kendisini bulunduğu yere getiren ve dolayısıyla her an oradan gönderebilecek olanları hoşnut edebilmek maksadıyla gerginlik çıkarabilmek için elinden gelen her şeyi yapıyor ve beceriyor da Kılıçdaroğlu...
Yüzü bile kızarmıyor...
Gerçekleri ters yüz etme konusunda oldukça mahir bir isim olan CHP Genel Başkanı, esas itibariyle yalan olan birçok şeyi, ciddi gözükmesine çalıştığı bir yüz ifadesiyle birbiri ardına zikredebiliyor mesela.
Bu sırada yüzünde en ufak bir kızarma bile olmaması da, en önemli özelliklerinden.
Söylediklerinin hiçbirisinin reel olarak herhangi bir anlamı olmasa da, partisinde belli bir kesimde alıcısı var belli ki. Ama esas alıcıların, ülkemizdeki ortamın gergin gözükmesinden memnuniyet duyan çevreler olduğu ve Kılıçdaroğlu'nun aslında bu çevrelerin siparişi üzerine ortamı gerecek şekilde davrandığı, malum.
Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı olduğu için de, sipariş veren oldukça bol belli ki...
Hiç durmadan hakaretler de yağdırabiliyor. Ve bunu yaparken en ufak bir ahlaki kaygı duymadığı anlaşılıyor. 'Birisine izafe ettiğin şeyler, eğer onda yoksa sende vardır' sözünün anlamı konusunda en ufak bir fikri yok belli ki...
Tam olarak onun gibi düşünmüyor olsalar da, çevresindeki birçok kişi kendisine destek oluyor, elleri mecbur...
Partisini belki de iktidar olabileceği bir oy oranına taşımak şeklinde bir hayal kuramıyor Kılıçdaroğlu.
İnsanların teveccühünü kazanabilecek plan ve projeler hazırlamak, yani gerçekten muhalefet yapabilmek şansını da artık kaybetmiş olduklarının farkında.
Bunun için en iyi bildiği işi yapıyor ve ortamı mümkün olduğu kadar germek için çabalıyor sadece...
Hülasa, başta Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP'liler pek bir gergin gözüküyorlar bu günlerde...