CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Otorite meselesi..

Eklenme Tarihi 28 Mart 2016
17-25 Aralık darbe girişiminin dolaylı muhataplarından birisi olan İran asıllı Rıza Sarraf'ın ABD'de tutuklanması, içeridenmiş gibi gözükenlerin aslında ne kadar da dışarıdan olduklarını bir kere daha gösterdi. Sarraf, ABD ve İran arasındaki bir meseleden dolayı tutuklanmış olsa da, bu tutuklamanın belki Türkiye'yi de ilgilendirecek yönleri olduğunu düşünerek, çok sevindi birileri.
Sarraf, ABD'nin İran'a yönelik tek taraflı ekonomik yaptırımlarını ihlal etmiş olma ihtimali dolayısıyla tutuklandı.
Konunun ülkemizle alakası, adı geçenin Türkiye vatandaşı olması.
ABD'deki tutuklamaya sevinenler, Sarraf'ın 17-25 Aralık darbe girişimi sırasında hedef alınanlardan birisi olması dolayısıyla ümitleniyorlar. Sarraf'ın tutuklanması üzerine, 17-25 Aralık'ta yapılmaya çalışılanları tekrar gözden geçirmeleri ve Halk Bankası'nın üzerine gidilmesi hususunda tekrardan düşünmeleri gerekirdi oysa.
Ama Türkiye'nin menfaatlerini ya da ilke ve prensipleri değil, birtakım mahfillerden kendilerine üflenenleri esas aldıkları için, böylesine derin mevzulara dalmak işlerine gelmiyor.
Sarraf'ın tutuklanmasından, Türkiye'ye, daha doğrusu ülkeyi idare edenlere yönelik bazı olumsuzluklar çıkabileceğini ümit, hatta temenni ediyorlar.
Kendilerinin de aynı gemide bulunduklarını biliyor ama önem vermiyorlar. Geminin kullanılmasına bir türlü karıştırılmadıkları için, kaptan ve mürettebata çok kızgınlar çünkü.
Eğer ülke geminin kullanılmasında söz sahibi olabilselerdi neler yapabileceklerini de böylelikle öğrenmiş oluyoruz.
Böyle bir imkan bulabilselerdi; 'Güçlülerin istediğini yapalım, menfaatimiz gerektiriyor olsa bile doğru olduğuna inandığımız şeylere bulaşmayalım' gibisinden vatanseverce(!) tavsiyelere öncelik verirlerdi herhalde.

Kraldan daha kralcı...

Yeri geldiğinde anti-emperyalist sloganlar da atan bu çevreler, temelde herhangi bir ülkenin bir başka ülke aleyhine aldığı tek taraflı yaptırımları müdafaa eder bir pozisyondalar. ABD'nin tek taraflı ekonomik yaptırımların başta bazı ABD kuruluşları olmak üzere, özellikle de Avrupa Birliği kuruluşları tarafından tanınmadığını da biliyorlar oysa. Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda İsrail tarafından yapılan kanlı baskına birileri 'otoriteden izin alınmalıydı' şeklinde yaklaşmışlardı. Aynı yapı başta olmak üzere, içimizdeki beyinsizlerin tamamı Sarraf meselesini de aynı şekilde değerlendirme eğiliminde. 'Sarraf ABD'nin tek taraflı ekonomik yaptırım kararına uymamışsa, otoriteye karşı gelmiştir; suçludur' yaklaşımını benimsiyorlar.
Sarraf meselesi, bazılarının tutumları açısından önemli bir örnek.
Bu konudaki tutumlarının devamı kaçınılmaz olarak Türkiye ile ilgili meselelerde de aynı şekilde devam ediyor çünkü.
Onlara göre Türkiye, birtakım güç odaklarının arzu ve isteklerine boyun eğen ve onlar ne isterlerse yapan bir ülke olmalı.
Bunu da zamanın şartlarının bir gereği olarak göstermeye çalışıyorlar. İşin esası ise kendi ayakları üzerinde duran ve kendi kararlarını kendisi alan bir Türkiye'den hoşlanmıyor oluşları.
Bu güruha mensup olanlar, ülkemizle ilgili meselelerde otorite olarak devleti, yani ülkemizi idare edenleri kabul etmeleri gerektiğini anlayacaklar bir gün... Temennimiz fazla geç kalmamaları...