Suriye'nin kendi halkına karşı canice davranışları yanında Rusya ve İran'ın sınır komşusu dahi olmadıkları bir ülkede sellemehüsselam faaliyet göstermesini bile 'normal' karşılayıp, Türkiye'nin güvenliğini doğrudan ilgilendiren konularda bazı yaptırımlarda bulunmasını kabul edemeyenlerin sayısı epey fazla. Bunlar, Eski Türkiye'ye kavuşmak için uğraştıklarından; halen o günlerde olduğu gibi davranılacağını hesaplıyor ve tabii ki yanılıyorlar.
Azıcık kafalarını çalıştırıp gelişmeleri sağlıklı bir şekilde değerlendirebilseler, mevcut durumda sadece Türkiye'nin düzgün bir şekilde davrandığını anlayabilecekler oysa.
Bir yanda gözlerini menfaat hırsı bürümüş bir şekilde Suriye'de sıradan insanları katledenler, diğer yanda ise oradaki insanların normal bir hayata kavuşabilmesi için çırpınan ülkelerinin yani...
Bazı şeyler vardır konuşulur ve yapılır.
Bazı şeyler ise konuşulur ama yapılmaz ya da yapılamaz. Bazı şeyler de vardır ki, konuşulmaz ama yapılır. Yapılıp konuşulmayan şeylere de, bazen ima yollu işaretlerde bulunulur ... Türkiye artık gerektiği şekilde konuşan ve konuştuğunu da yapan bir ülke. Bırakın elini, düşüncelerini bile titrek alıştırmış birileri fena halde şaşırıyor olsalar da, yapması gereken her ne ise onu kararlı bir şekilde yapıyor ve fazlasını da yapacağını açık açık söyleyip, yapıyor ülkemiz. Başka devletlerin yaptıkları konusunda şaşırmamak gerektiğini öğrenmiş olanlar Türkiye'nin attığı her adım karşısında, bundan sonrasının olmayacağını düşünüyorlar önce. Ancak fazlasının da yapıldığına şahit olunca apışıp kalıyorlar. Meselenin esası şu ki, gelişmelere at gözlüğü ile bakmaya alıştıkları için ülkemizin risk hesapları yaptığını ve bunların gerektirdiği adımları attığını görmek şaşırtıyor onları.
Ne gerekiyorsa...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın şu sözlerini bir de bu açıdan değerlendirmekte fayda var: "Şundan emin olunuz, Türkiye kendisine yönelik her tehdide ve saldırıya karşı cevabını katbekat fazlasıyla veriyor, vermeye de devam edecek... (Türkiye'nin) Ankara'daki son terör eylemi dahil, topraklarına, vatandaşlarına, birliğine, beraberliğine yönelik tüm saldırıları gerekirse kaynağında bertaraf etmekteki kararlılığını bir kez daha ifade ediyorum... Geldiğimiz yer artık bir meşru müdafaa durumudur. Hiç kimse Türkiye'nin kendisine yönelik terör eylemleri karşısında meşru müdafaa hakkını sınırlayamaz, bunu kullanmasına da engel olamaz."
Geçtiğimiz hafta Hollanda ziyareti dönüşü kendisine sorulan bir soru üzerine: "Bazı şeyler konuşulmaz, yapılır" şeklinde cevap veren Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun geçtiğimiz yılın sonlarına doğru başlayan terörün tırmanışı sonrası ve özellikle de son zamanlarda söylediklerinin satır aralarına baktığımızda da aynı şeyi görüyoruz. Çoğumuzun göğsünüz kabartan ve bazılarının ise canını sıkan aynı kararlılık yani... Türkiye, birilerinin arzu ettiği gibi 'sırtına vur ağzından lokmasını al bir ülke' değil artık. Ve bundan sonra olmayacak da...