CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

'Kafayı yemiş' akademisyenler!..

Eklenme Tarihi 13 Ocak 2016
Herhangi bir konuda ileri geri laflar etmenin, yani saçmalamanın, arzu eden herkesin kullanabileceği bir hak olduğu söylenebilir. Ancak akademik titrler taşıyan kişiler, temsil ettiklerini iddia ettikleri kesimin itibarını yerle bir edecek şekilde de davranmamalılar. Gündemin önemli maddelerinden birisi olan '1128 akademisyenin imzaladığı bildiri', saçmalama hakkının sınırlarını alabildiğine zorlayan bir metin. Mahalle baskısı sebebiyle imzasını çekmeye cesaret edebileceklerin sayısının son derece az olacağı, kesin. Ancak kaçının 'içeriğini tam olarak bilmediğimiz bir bildiriye imza atmışız; imzamızı geri çekiyoruz' diyeceğini merakla bekliyoruz yine de. Mesele malum. PKK'nın emrinde oldukları konusunda herhangi bir şüphe olmayan kişilerce bazı ilçelerimizde hendek kazılıp, barikatlar kurulmuş. Yaşayanların terk etmeye mecbur kaldıkları bu ilçelerde, devletin güvenlik güçleri de yapmaları gerekeni yapıp, elleri silahlı bu kişileri o ilçelerden söküp atmaya çalışıyor. Akademisyen olmaları hasebiyle kendilerine muhtemelen aydın da diyen 1128 kişi, böylesi bir durumla ilgili olarak bildiri yayınladılarsa, en azından bölgede neler olup bittiği konusuna dikkat çekerler ve çözümü konusunda bilimsel bazı tavsiyelerde bulunurlar diye düşünüyor insan. Mesela bir devletin kendi sınırları içinde yetkisiz kişilerin silahlanmaları, hendekler kazarak ve barikatlar kurarak halkı rahatsız etmeleri gibi zevzekliklere göz yummasının kesinlikle mümkün olmadığına dikkat çeker ve buna kalkışanları ve onları teşvik edenleri uyarırlar gibi şeyler de akla geliyor tabii. Ancak bölgede gerçekte neler olup bittiği ile alakalı olarak tek bir cümlenin bile yer almadığı bildiride, terör örgütü mensuplarının kanunsuz faaliyetlerine göz yumulması çağrısı var sadece. Akademisyen oldukları söylenen ve kafayı yedikleri belli olan imzacı güruh, devletin sınırları içerisindeki ilçeleri, hendekler ve barikatlarla yaşanmaz hale getiren silahlı kişilerin PKK bağlantısına tek bir kelime ile olsun değinme ihtiyacı da hissetmemişler.

Saçmalama ihtisası...

Bu tavır, Temmuz 2015'den sonra sebepsiz yere yeniden başlayan terör saldırıları karşısında birilerinin takındıkları: "Terör örgütü istediği gibi saldırabilir, ama devletin güvenlik güçleri barışçı olmalı ve kesinlikle müdahale etmemeli" tavrının aynısı. Oturdukları bölgelerde, en ufak bir düzensizliğe tahammül edemeyeceklerine emin olabileceğimiz bu kişiler, o ilçelerde cadde ve sokak diye bir şey kalmadığını, evlerin militanlarca tamamen tahrip edildiğini; elektrik, su, kanalizasyon hatlarının iptal edildiğini... bilmiyor olabilirler mi?.. Ve bu akademisyenlerden herhangi birisi oralarda, bırakın birkaç günü, birkaç saat geçirmeyi göze alabilir mi?.. Emir verenler 'kendi başlarına hareket ediyorlar' deseler de, o hendeklerin ve barikatların arkasında duranların 'ölün!' şeklinde emir aldıkları kesin. Akademisyenlerin aynı yerden aldıkları emir de, saçmalamaya devam ederek ölümlere katkıda bulunun şeklinde herhalde... Üniversitelerde okuyan çocuklarımız sadece bu akademisyenlerle muhatap olmak durumunda kalmıyorlardır umulur ki. Çünkü belli ki sadece saçmalama konusunda akademik çalışmalar yapmışlar...