Devletler bazında lehimizde bazı sesler çıksa da, batının belli başlı medya organlarının hemen tamamının ısrarlı bir şekilde Türkiye aleyhtarı yayınlar yaptığının hepimiz farkındayız.
Yalan yanlış bilgilerle olup bitenleri tamamen çarpıtan, her konuyu Türkiye'deki yönetim aleyhine kullanılabilecek bir biçime getiren ve bu haliyle objektiflikle zerre kadar alakası kalmayan yayın organları bunlar.
Şurası kesin ki, bu yayın organları ülkemizde ve bölgemizde yaşanan bütün gelişmeleri, olduğundan farklı bir şekilde yorumlayıp, Türkiye'deki yönetim aleyhine bir algı oluşturmaya çabalıyor ve bunun için içeriden de hatırı sayılır bir destek alıyorlar.
Türkiye ile alakalı değişik emelleri olan mihrakların güdümündeki bu yayın organlarının nihai hedefi, Türkiye'nin kendi kararlarını kendi alma konusundaki kararlılığını kırabilmek belli ki. Böylelikle, bağlı oldukları mihrakların bölgemizle ilgili ve bununla bağlantılı olarak küresel çaptaki hedeflerine daha kolayca ulaşabileceğini düşünüyorlar çünkü.
Bu hedefler her ne ise, hiçbirisinin ne bizim ve ne de bölgemiz lehine olmadığını söylemeye bile gerek yok. Bölgemizde yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine, milyonların muhacir hale gelmesine sebebiyet veren olayların arkasındaki asıl sebep olan bu mihraklar, sadece ve sadece güç ve çıkar peşinde. Enerji üretim merkezleri ve üretilen enerjinin diğer bölgelere nakledileceği güzergahlar, başlıca ilgi alanları bu mihrakların. Buralarda hakimiyet kurabilmek için yapıp ettiklerinin bölgedeki insanlara ne gibi sıkıntılar yaşatabileceği gibi hususlar da, umurlarında bile değil. Kendilerinin enerjiye kolay ve ucuz; rakip kabul ettikleri ülkelerin ise çok zor erişmeleri, bütün meselelerin bam teli... Bölgesel ve küresel hakimiyete giden yolun buradan geçtiğine inanmışlar.
İŞBİRLİKÇİLERİ ANLAYABİLMEK...
Türkiye'de yaşananlarla ilgili olarak içimizden birilerinin fikir ve kanaatlerinin, dışarıdan ve belli amaçlar gözetilerek yapılan değerlendirmelerle çakışıyor olması, bazılarımızın 'bize bizden başka dost yoktur' sözüne pek inanmadıklarını gösteriyor.
Bu topraklara, bu memlekete ve bu millete bağlılığı olanların, yani içimizden birilerinin nasıl olup da dışarıdan ve ülkemizin düşmanı olan birileri ile aynı şekilde düşünebildikleri, yaman bir soru. Ama daha da yaman olanı, bu tür düşünce sahiplerinin olup bitenlerin netice olarak nereye varacağı konusundaki vurdumduymaz halleri. 'Benden sonra tufan' diyorlar yani.
Batılı menfaat odaklarının, ülkemiz üzerine değişik hesaplar yapmaları ve buna uygun davranmaları normal; onların görevi bu çünkü. Ancak içimizden olup da kelimenin tam manasıyla onların işbirlikçisi gibi davrananları anlayabilmek mümkün değil...
Bizim bizden başka dostlarımız vardır tabii ki. Ama kendi ayaklarımız üzerinde durmamızı engellemek için uğraşanları dost zannedecek kadar da saf değiliz şükür.