CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş

EKREM KIZILTAŞ

'Koridor falan yok' imiş!..

Eklenme Tarihi 24 Haziran 2015
Daha 1900'ün başlarında çıkıp da, 'gün gelir Osmanlı yıkılır ve toprakları üzerinde irili ufaklı bir sürü devlet kurulur' diyenler olmuştur büyük ihtimalle. Ve yine büyük ihtimalle buna inananların sayısı çok da fazla olmamıştır.
1897'de toplanan Dünya Siyonist Kongresi '50 yıl içerisinde İsrail'in kurulacağını' deklare ettiğinde de, böylesi bir hayale gülüp geçmeyi tercih edenlerin sayısı, inananların binlerce misliydi herhalde.
Farkında olan az olsa da, petrol Osmanlı topraklarındaydı.
Başta bu olmak üzere, başka birtakım sebeplerin de etkisi ile Osmanlı Devleti parçalandı ve toprakları üzerinde irili ufaklı bir sürü devlet kuruldu.
Dünya Siyonist Kongresi'nin 50 yıl içerisinde kurulacağını öngördüğü İsrail de, 1948'de kuruldu, akıl almaz bir şekilde hem de.
Tahmin, kehanet ya da plan... Ne derseniz deyin, vaktiyle birilerinin söylediği ve sonradan gerçekleşen bir sürü hadise vardır. Tabii birileri söylemiş olsa da gerçekleşmeyenlerin sayısı daha fazladır.
İsrail'in 50 yıl içerisinde kurulacağını öngören 1897 tarihli açıklamanın devamında, 100 yıl içinde de Fırat'la Nil arasında 'Büyük İsrail'in kurulacağı öngörülüyordu mesela, olmadı.
Parçalanan Osmanlı'nın toprakları üzerinde oluşturulan yapılarla ilgili hesaplar, tam da karşılaştığımız gibi miydi, bilmiyoruz.
Bize yeni imiş gibi gelen birçok gelişme, aslında Osmanlı'nın parçalanması ile neticelenen 1. Dünya Savaşı sonrası şartlarının günümüze yansımaları. Masa üzerinde cetvellerle çizilen ülke haritaları ile oluşturulan bir yapının istikrar getirmesi zaten beklenmiyordu.
O topraklar üzerinde kurulan bütün devletlerin, genellikle halklarıyla aralarında husumet olanlar tarafından yönetilmeleri, belki de o günden bugünleri hesap eden zihinlerin eseriydi, kim bilir...
Bulunduğumuz bölgede bir biri ardına yaşanan gelişmeler zaten yeteri kadar baş döndürücü. Bunlar yetmiyormuş gibi özellikle de Irak ve Suriye'nin sınırlarımıza yakın yerlerindeki son gelişmeler de, tedirginlik verici boyutlara ulaşmış durumda.

KORUYORLAR MI, KOVUYORLAR MI?

Irak ve Suriye'nin yaşadıkları sadece onları değil, ülkemizi de ciddi şekilde ilgilendiriyor. Kaçanları misafir etmek bile yeteri kadar sıkıntılı iken, başka gelişmelerin karşımıza çıkarabileceği dertler, tedirginliğin esas sebebi.
Suriye'deki son gelişmelerin Türkiye'nin güney sınırından Akdeniz'e uzanan bir koridor açmaya yönelik olup olmadığı konusunda çeşitli rivayetler var. Bu, bölge petrolünün Türkiye üzerinden değil de hedeflenen bu koridor üzerinden Akdeniz'e akıtılması ile yakından alakalı.
Gelişmelere Türkiye'nin menfaatlerini esas alarak bakanları rahatsız eden bu ihtimali PYD Lideri Salih Müslim yalanlıyor. "Koridor falan yok" diyor Müslim ve 'dertlerinin oradaki oluşumları korumaya çalışmak' olduğunu söylüyor. Koalisyon desteğini de IŞİD'e karşı en iyi savaşan grup olmalarına bağlıyor.
IŞİD'le gerçekten savaşıp savaşmadıkları ve korudukların söyledikleri Arap ve Türkmenlerin neden bölgeden kaçmak zorunda kaldıkları yakında anlaşılır.
Salih Müslim'in sözlerine inanıp inanmamak çok önemli değil. Ancak devletimizi yönetenler gerçek niyeti biliyor ve gereken tedbirleri de alıyorlardır
herhalde.