CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Cehennem gereksiz değil!..

Eklenme Tarihi 18 Haziran 2015
Mısır yüksek mahkemesinin koltuğuna sığamayacak kadar besili hakimi, hukukla zerre kadar alakası olmayan idam ve müebbet kararlarını açıklarken neler hissediyordu acaba?
Açıklama öncesi, ülkeyi yönetmekte olan alçaklar güruhuna iltifatlar yağdırır ve onlara bol keseden meşruiyet izafe ederken, kendisine yapılacak çeşitli ikramları düşünüyor olmalıydı ki, oldukça mutluydu. Ve bunları yaparken, bir ayağının çukurda olduğunun ve kısa bir süre sonra göç edeceği ahiret için ne kadar ateş biriktirdiğinin de farkında değildi herhalde. Malum, Cehennem gereksiz değildir. O hakim Müslüman mıydı, yoksa Kıpti miydi, bilmem.
Ama ne olursa olsun, silah ve katliamla güya meşruiyet sağlamış insanlara boyun eğerek, hukuki açıdan herhangi bir anlamı olmayan ve kelimenin tam manasıyla adalet yerine zulüm kokan kararlar var ortada.
Doğrusunu tabii ki Cenab-ı Hakk bilir ama, o kararları aldıranların, alanların ve dahi marifetmiş gibi toplum huzuruna çıkıp açıklayanların, ahiretlerinden çok ama hakikaten çok korkmaları gerek. Unutmayalım ki mesele sadece ateş değildir: Ateşleri bile yakan ateş vardır çünkü...
BM Genel sekreteri Ban Ki Moon, 'İdam kararlarının uygulanmaması' çağrısı yapmış. Beyaz Saray Sözcüsü: "Mursi ve diğer birçoklarına karşı siyasi motivasyon içeren bu karardan derin rahatsızlık duymaktayız. Özellikle de kitlesel dava ve mahkumiyet uygulamalarını kınıyoruz" demiş...
İngiltere'nin açıklaması da benzer mahiyette. 'Ne şiş yansın ne kebap' mantığı ile hareket edeceklerine kesin gözüyle bakabileceğimiz diğer Batı ülkeleri de benzer iki yüzlü açıklamalar yapacaklardır muhtemelen.
Mısır'da halk tarafından Cumhurbaşkanı olarak seçilmiş ve sonrasında alçakça bir askeri darbe ile koltuğundan edilmiş Muhammed Mursi ve arkadaşlarına verilen idam, müebbet ve hapis cezaları, 'Hür Dünya'nın ya da diğer adıyla 'Uluslararası Toplum'un kullanmaya alışkın olduğu parlak sözlerin ne kadar doğru olduğu hakkında bir 'Turnusol Kağıdı' vazifesi görecek.
Barış, demokrasi, insan hak ve özgürlükleri, hukukun üstünlüğü ve benzeri sözlerin, sadece kendileri için mi, yoksa dünya üzerinde yaşayan herkes için mi geçerli olduğu konusu daha bir netleşecek.
Batılılar, Mısır'da menfaatlerinin bekçiliğini yapanlara, zulümde bile bir sınır olduğunu hatırlatabilecekler mi, hep beraber göreceğiz... Enerji kaynakları, madenler, limanlar ve Mısır'ın bütün kaynaklarını yağma etmelerine göz yumanlara, 'biz usulen sizi kınarız ama siz aldırmayın, yolunuza devam edin' manasına gelen sözler dışında bir şey söyleyip söylemediklerini anlarız yakında...
Tabii ki son alınan idam kararları ve muhtemelen Mısır'da bundan sonra yaşanacak olanlar, Türkiye'deki bazı çevreler açısından da Turnusol Kağıdı vazifesi görecek.
Mısır'daki askeri darbe ve ardından cunta yönetiminin işlediği katliamlar sırasında da aynı durum söz konusuydu.
O zaman da, gerek Hür Dünya'nın anlı şanlı temsilcileri ve gerekse ülkemizdeki birtakım çevreler, darbeye darbe diyememişler ve insanlık imtihanında kaybetmişlerdi.