CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

'Yüzde 52 ile seçilen Cumhurbaşkanı'...

Eklenme Tarihi 19 Mayıs 2015
"Dünya şokta" yazmış ve devam etmiş Hürriyet'in internet gazetesi: "Yüzde 52 ile seçilen cumhurbaşkanına idam." Konu Mısır ve oranın seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi gibi.
Ancak haber 'Yüzde 52 ile seçilen cumhurbaşkanı' vurgusu ile verilmiş. Bu, o gazetenin yüzde 52 oyla seçilmiş Cumhurbaşkanımız'a yönelik tavırları ile beraber düşünülünce akla başka şeyler geliyor...
Akla gelen şeyler de pek hoş değil. Devleti ele geçirilmesine müsaade edilmediği için adeta çıldıran Paralel Terör Örgütü ile kol kola girdiği anlaşılan o gazete, korkutmaya çalışıyordu açıkça.
Türkiye'yi çok daha ilerilere taşımak için bütün vesayet zincirlerini kırmaya azmetmiş ve bu yola çıkarken de kefenlerini hazır etmiş insanları korkutmanın mümkün olmadığını bildikleri halde...
Yakın tarihte Mısır'da yaşananlarla Türkiye'de yaşatılmak istenenler arasındaki paralellik, oldukça dikkat çekici.
Mısır'da yaşananları kısaca hatırlayalım:
Arap Baharı'nın devamı olarak başlarındaki diktatörü deviren Mısırlılar, ülkelerini gerçekten ayağa kaldıracak bir sistem beklentisine girdiklerinde, öncelikle askeri vesayetin devamı ile karşılaştılar.
Ekonominin büyük bir bölümüne hakim olan ordu ve krallık hatta diktatörlük döneminde bile kuyruğu dik tutmayı başarmış olan Yargıçlar, imtiyazlarını kaybetmek istemiyorlardı.
Ordu ve yargının sahip olduğu imtiyazların bedeli, Mısır'ın doğalgazı, madenleri, limanları yani bütün zenginliklerinin uluslararası şirketler ve yerli işbirlikçileri tarafından sömürülmesi idi.
Mısır'da 11 Şubat 2011'de Mübarek'in istifası sonrası başlatılan sivilleşme ve demokratikleşme adımları, ilk olarak yargının müdahalesiyle karşılaştı.
Önce Mısır'ın yeni anayasasını hazırlamakla görevli komisyonun çalışmalarını durdurdu Mısır Anayasa Mahkemesi. Muhammed Mursi 16 Haziran 2012'de yüzde 52 ile Cumhurbaşkanı seçilince de, daha önce yapılan ve Müslüman Kardeşler'in kazandığı parlamento seçimlerini iptal etti. Mısır'ın menfaatleri için ordu ve yargı ile uğraşması gerekiyordu Mursi'nin.
Kararnamelerle oyunları boşa çıkarmaya çalıştı. Aralık 2012'de Anayasa taslağı halk tarafından kabul edilince, seçimlerin Nisan 2013'de yapılacağını açıkladı. Mısır İdare Mahkemesi sahneye çıktı ve seçimlerin Nisan 2013'te yapılmasını öngören Cumhurbaşkanlığı kararnamesini iptal etti. Doğalgaz, madenler, limanlar... yani ülkenin temel zenginlikleri oluşturan bütün kaynaklar, yabancılara peşkeş çekiliyordu. Mısır'ın başta İsrail olmak üzere dışarıdaki ülkeler tarafından sömürülmesini engellemek en önemli meseleydi. Bunun yolu da, rant çevreleri ile işbirliği halindeki ordu ve yargıyla mücadeleden geçiyordu.
Cumhurbaşkanı Mursi, yargıçlar ve ordunun bütün uğraşmalarına rağmen, ülkeyi iyi bir noktaya götürmeyi başarabilecek gibiydi. Onlar engelledikçe yeni yollar buluyor ve Mısır'ın içinde bulunduğu vesayet ve sömürü çarkını kırmaya yönelik adımlar atıyordu. Mısır'da halkın oylarıyla işbaşına gelen Muhammed Mursi, işte bu sebeplerle yapılan askeri bir darbe ile işbaşından uzaklaştırıldı ve idam cezasına çarptırıldı... Mısır'da yaşananlarla bize yaşatılmaya çalışılanlar arasındaki benzerlikler, hakikaten önemli.
Asıl önemli olan ise, iflah olmaz uşaklık kompleksleri sebebiyle ülkelerine ve milletlerine ihanet edenleri iyi tanımak...