CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Türkiye ve Suriye'nin tarihi kader çizgisi

Eklenme Tarihi 05 Nisan 2011

Türkiye'nin Ortadoğu'ya yönelik dış politikasını anlamak için, Türkiye-Suriye ilişkilerinde yaşanan olumlu değişimi/gelişimi anlamak şart. Çünkü Türkiye'nin Ortadoğu'ya açılımında Suriye kilit öneme sahiptir. 3 yılda Ankara ve Şam sağlıklı, yapıcı, üretken ve verimli bir zemin kurmayı başardı.
Suriye Türkiye'nin Ortadoğu'ya açılan kapısı. Bu açılım coğrafi, siyasi ve ekonomik anlamdadır. Suriye ile iyi ilişkiler, Ortadoğu sorunlarında aktif olma arayışındaki Türkiye'ye önemli fırsatlar sunmakta.
Türkiye ve Suriye'nin tarihi bir kader çizgisi var. Son günlerde bölgede yaşanan dış kaynaklı tahriklerin yaşandığı süreçte Türkiye yine Suriye'nin kaderinde rol oynuyor. Başbakan Erdoğan, Esad'ın başarılı olmasını istiyor.
Suriye'deki kargaşa ve çalkantı bütün bölgeyi derinden sarsıcı gelişmeler yol açabilir. Bu gelişme, Türkiye, İran, Irak, Lübnan, İsrail üzerinde doğrudan etkilerde bulunur.

ABD'nin Irak işgali

Amerika'nın 2003 yılında Irak'a yönelik işgal operasyonu, Suriye yönetimince, başından itibaren kaygıyla izlenmişti. Suriye'nin kaygıları; bu işgalin Ortadoğu'da İsrail lehine dengeyi bozacağı ve Suriye'nin üzerindeki baskıları arttıracağı yönündeydi. Nitekim Saddam rejiminin devrilmesinden sonra Amerikan yönetimi tarafından Suriye'ye uyarılar gelmeye başladığında bu kaygıların haklılığı daha iyi anlaşılıyordu.
Dönemin ABD Başkanı George Bush, Suriye'de kimyasal silah bulunduğuna inandıklarını söylemiş ve "Şer ekseni ülkeleri" arasında saydığı İran, Suriye ve Kuzey Kore'yi bir kez daha uyarmıştı. Beşşar Esad, uzun vadede ABD'nin sert tedbirlere başvurabileceğini hesaba katmıyor değildi. Bush idaresindeki ABD'nin askeri bir harekâta girişmek için öne sürdüğü iddiaları kanıtlamaya gerek duymadığı ortada idi. Suriye'de de benzer bir süreç yaşandı. Amerika ile Suriye ilişkilerinde yaşanan gerilim 2003 yılı Eylül ayında yapılan Filistin İntifadası'nın yıldönümü törenlerinde belirgin biçimde hissedildi. İsrail'e bağlı savaş uçakları, 2003'te Suriye hava sahasını ihlal ederek başkent Şam'a yakın bir bölgeyi bombaladı.

Kardeş Türkiye
İşte bu olaydan sonra, Türkiye, İran, Rusya gibi Arap dışı aktörlerle yakınlaşma hamlesi başlatan Suriye, bunun yanı sıra Mısır ve Arabistan gibi Arap dünyasının önemli ülkelerle işbirliği platformlarında buluştu. Ve Türkiye'nin sayesinde, ABD-İsrail ikilisinin manevralarından kendisini kurtarmaya çalıştı. Son gelişen olaylarda, Suriye Cumhurbaşkanı Esad'ın önünde iki yol bulunmaktadır. Birinci yol, Türkiye'nin uzanan dost ve kardeş elini tutmak, demokratik reformları yapmak. İkinci yol, reformları kısa zamanda devreye sokmayarak, çalkantılı bir döneme girmek. İsrail'in, Gazze, Filistin, Lübnan üzerinde yeni oyunlara hazırlandığı sırada, Türkiye'nin dost elini tutmasını bekliyoruz.