Taksim bombalamasının derin unsurların yönlendirmesinde olabileceği, DHKP/C ve PKK unsurlarınca gerçekleştirileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Terör üzerine içte ve dışta hesap yapanların bulunduğu görmemek mümkün mü? Türkiye içinde hesap yapanların hedefi belli.
Terör, siyasî iradeyi dolaylı yoldan etkileme yöntemidir. Halkın dengesini bozan terör, siyaseti zorlayarak doğal mecrasından çıkartacak. Halk önce öfkeye kapılacak, sonra endişeye. Bunun da siyasette geniş bir karşılığı olacak, siyasî iktidar suçlanacak.
Kimlerin basıncı artırmak için her yolu denediğini, kimlerin terör sorununun mantık çerçevesinde konuşulmasını, tartışılmasını ve ülkenin huzura kavuşmasını engellediğini olaylara bakınca görüyoruz.
Kimdir bunlar?
Derin yapılar (Ergenekon dosyalarında detaylı bilgiler var) silah lobileri, bazı muhalif kuruluşlar.
Kan üzerinden siyaset yapanlar, öfke ve dehşet yaratarak siyasî hedeflere ulaşmak isteyenler, terör eyleminden şu veya bu şekilde sonuç çıkarmak isteyenler, yeni siyasî gelişmeleri bekleyenler, terör cehennemine odun taşıyanlar er veya geç cezasını çekeceklerdir.
DIŞARIDA HESAP YAPANLAR
Türkiye dışında hesap yapanların hedefi de belli.
Uluslararası platformda terörizmle ortak mücadele bir zorunluluktur. Türkiye'nin, bu konuda yeterli desteği görebildiğini söylemek mümkün değildir.
PKK-KADEK terör örgütü kendi propagandasını yapabilmek ve operasyonel imkân ve kabiliyetlerini artırabilmek maksadıyla, toplam 30 ülkede bazı cephe kuruluşları teşkil etmiştir. Özellikle mücavir ülkelerden ve bazı Batı Avrupa ülkelerinden değişik şekillerde destek gördüğü bilinmektedir.
Bu ülkelerin KADEK terör örgütüne sağladığı desteği; örgüte politika belirlemek ve strateji vermek, üst düzey örgüt liderlerine barınma imkânı sağlamak, lojistik destek vermek, kamp yeri tahsis etmek, eğitim vermek, finansman temin etmek, sahte kimlik/pasaport temin etmek, tedavi imkânı sağlamak, uyuşturucu ve insan kaçakçılığı yapmasını desteklemek, istihbarat kuruluşlarınca eylem yapacak örgüt mensuplarına istihbarı bilgi temin etmek, başlıkları altında toplamak mümkündür.
Danışma merkezleri, sosyokültürel cemiyetler (komite veya enstitü) adı altında faaliyet gösteren kuruluşları, PKK'nın Avrupa kanadı yönlendirmektedir. Çeşitli ülkelerde tespit edilen bu tür kuruluş ve merkezlerin miktarı 450 civarındadır. Örgüt oluşturduğu bu teşkilat içerisindeki dernek, birlik, komite ve merkezler vasıtasıyla uyuşturucu ve insan ticaretini de yönlendirmektedir. Avrupa uyuşturucu kartelinin PKK mensupları tarafından kontrol edildiği ortadadır.
Bütün bunlara karşı, Türkiye milli birlik ve beraberlik içinde mücadele etmek, sonunda terörü yaşadığı topraklarda boğmak zorundadır.