En güzel mâbedi olsun diye en son dinin Budur öz şekli hayâl ettiği mimârinin.
Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi, Seçmiş İstanbul'un ufkunda bu kudsi tepeyi; Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı'' Mübarek Kurban Bayramı'nız kutlu olsun.
ANTALYA YENİ UNVAN KAZANIYOR
"Dünya Kenti Antalya" ve "Turizmin başkenti Antalya" bu cümleler sıklıkla kullandığımız, kullanmaktan keyif aldığımız sözlerdir.
Antalya yeni bir ünvanı hak ediyor. 'Tatil diplomasisinin merkezi'...
Dışişleri Bakanlığı , Ankara ve İstanbul'dan sonra en çok yabancı devlet adamının Antalya'ya gelmesi nedeniyle, Antalya'yı diplomatik temas ve kongrelerin merkezi haline getirmek üzere temsilcilik açma kararı aldı. Uluslararası kongrelerin daha çok alınması ülkemizin turizm kaderini de değiştirebilecek bir kurtuluş reçetesi olacaktır. Dünya çapında tanıtım için ülke olarak uluslararası tanıtıma ağarlık vermek şartıyla ,ülke tanıtımımız da devlet politikası kongre turizmine insiyatif ve tam destek sağlanacaktır.
* * *
BİR İLETİŞİM HOCASININ SİYASETTE YERİ
Bir iletişim doçenti Nuran Yıldız, CHP Parti Meclisi Üyesi oldu. O'na daha önce Genelkurmay Eski Başkanı İlker Başbuğ'un iletişim danışmanı diyorlardı. Resmen yapmasa bile verdiği taktikler tartışılmıştı.
Nuran Yıldız Hoca, ilkelerini açıklayan bir yazı yazdı. İlkelerinin Türk siyaseti ile ne kadar örtüşüp örtüşmediğini olaylar içinde göreceğiz: "Ülkemin zararına olacak hiçbir işin içinde olmam mesela, destek vermem. Daha iyiyi hedefleyen herkese destek veririm.
Tüm dünya karşımda olsa da haksızlığa uğrayanın yanında dururum, çekinmem. Hızla yürüyenin, yukarı tırmananın önünde durmam, yolunu açarım. Kazık yediğim adama kazık atmam, tek yaptırımım hayatımdan çıkarmak olur.
Sözümü esirgemem, söz söyleme özgürlüğümden asla vazgeçmem. 'Eyvallah'ı olmadan yaşamak derim buna... Kavak ağacı gibiyim yani, dosdoğru uzarım. Öyle olduğum için ödenmesi gereken tüm faturaları da öderim.
Herkesle yemek masasına oturmam, oturduğum herkesle de yola çıkarım.
Ağlamak isteyene omzumu hep hazır tutarım, kimsenin omzunda ağlamam.
Hayatta kendimden ve bir iki dosttan başka kimseye güvenmem.
İstenmediğim hiçbir yerde durmam, istendiğim her yerde hakkını vermek için çalışırım.
Hesap vermekten de hiç gocunmam.
Benden klasik bir politikacı duruşu bekleyenler yanılır.
Kendimi inşa ederken öyle yoruldum ki, kendimden vazgeçemem.'' Hadi hayırlısı Hocam....