Türkiye içte ve dışta büyük meselelerle uğraşırken, Terör örgütü PKK, 13 Ağustos'tan bu yana devam eden "eylemsizlik" sürecini sona erdirdi. PKK saldırılarının yeniden başlayacağı anlamına gelen karar tartışılırken, DTK ve BDP'den PKK'ya "ateşkesi uzat çağrısı" yapılmayacağı duyuruldu.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)daire eski başkanı Prof. Dr. Mahir Kaynak, tehlikeli gelişmeye yönelik TAKVİM'e açıklamalar yaptı. Kaynak, "PKK'nın ateşkesi kaldırmasının arkasında çok yönlü plan var. Dış istihbarat örgütleri kapalı kapılar ardında Türkiye'nin geleceğine yönelik planlar hazırlıyor" dedi. "Mesele Kürt meselesi, Kürt vatandaşlarımızın meselesi değil. PKK uluslararası örgütler tarafından kullanılıyor.
Ateşkesin kaldırılmasında gizli eller var" diyen Prof. Dr. Kaynak, "PKK arkasındaki güçlerin planında genel seçim var, Türkiye'nin Ortadoğu'da hamlelerini kesme hareketi var. Bu işin arkasında Avrupa var, MOSSAD var. Bölgesel güç Türkiye'nin elini zayıflatmak istiyorlar" yorumunda bulundu.
Prof. Dr. Kaynak, birbiriyle iç içe geçen uluslararası planı ise şöyle anlattı: "PKK taşeron olarak seçime yönelik kullanılıyor. Doğu'da iktidar partisi'nin oyunu düşürmek. Çatışma, kaos ile hükümeti yıpratmak. BDP'nin bugünden daha fazla milletvekili çıkarmasını sağlamak. Olası olayların batıda vatandaşı nasıl etkileyeceğini biliyorlar.
Böylece, iktider oylarını düşürmek hedefleniyor.
PKK'ın seçim öncesi yaratacağı ortamın, zayıf iktidar çıkarma veya koalisyon çıkararak Türkiye'nin Ortadoğu hamlelerinin zayıflamasına yol açacağı düşünülüyor.'' Kaynak, "Mesele Kürt meselesi değil, Türkiye'nin gelecek konumudur" diyerek, dış istihbarat örgütlerinin neyi planladığını ise şöyle analiz etti: "Son olaylara bakınız. Ortadoğu ülkelerinde demokrasi rüzgârları esiyor. Türkiye model ülke gösteriliyor. AB'nin gücü kalmamış.
İsrail yalnızlaşıyor. Zayıflatılacak bir Türkiye kimlerin işine gelir? Almanya-Fransa ve İsrail'in. İngiltere'nin Ortadoğu'nun tüm kılcal damarlarında olduğu unutulmamalı. Avrupa Birliği'nde, İngiltere ile Fransa-Almanya'nın farklı yollar izlediğini göz ardı etmemek gerekir.
Bildiğimiz istihbarat örgütleri terör içine girmiş bilinen ve öne çıkmayan tüm illegal organizasyonları bilir, tanır, ilişkisini hiç kesmez. İşine gelince kullanır."
FEHRİYE ERDAL YAŞIYOR...
Prof. Dr. Mahir Kaynak, Fehriye Erdal'ın öldürüldüğü haberlerinin, "bir gizleme, örtme operasyonu" olduğuna işaret etti, ilginç bir yorumda bulundu. "Sabancı Holding Yönetim Kurulu üyesi Özdemir Sabancı, Toyota-SA Genel Müdürü Haluk Görgün ve sekreter Nilgün Hasefe, 9 Ocak 1996 tarihinde Levent'te bulunan Sabancı Center'ın yönetim katı olarak adlandırılan 25. katında öldürüldü. Suikastı DHKP-C örgütüne üye Mustafa Duyar, Fehriye Erdal ve İsmail Akkol'un yaptığına işaret edildi. DHKP-C örgütünün lideri Dursun Karataş uzun zaman Fransa'da yaşadı, orada öldü. Çok istedik alamadık, acaba neden? Mustafa Duyar'ı Afyon cezaevinde temizlettiler. Erdal'ı Belçika vermedi. Sadece katil olsa verirlerdi.
Demek ki iş başka. İşi yapanlar, temizlik yapmak-dosyayı kapatmak için,(Fehriye Erdal öldü) operasyonunu yapıyor. Erdal yaşıyor. Plastik operasyonla kimse tanımadan yaşadığını düşünüyorum."