CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Samimiyet testi

Eklenme Tarihi 17 Ocak 2014
Yazık, çok yazık!
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Çankaya görüşmeleriyle, yeni bir iklim yaratılmıştı. HSYK krizini aşmak için gizli ve açık birçok diplomasi yürütülüyordu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gül ile görüşmesinde Anayasa değişikliğine destek vereceklerini bildirmişti.
Başbakan, kurmaylarına Anayasa değişikliğinin öncelikli olarak çıkarılması yönünde talimat vermişti.
Erdoğan'ın muhalefete uzattığı, "Yeşil dal" heyecan yaratmış, CHP ve BDP'nin de katkısıyla yapılacak anayasa değişikliği, siyasetin sonuç almasını sağlayacaktı.
Burada en önemli fırsat, ana muhalefet partisi CHP ile İktidar Partisi AK Parti'nin, milli iradenin ana aktörleri olarak buluşmaları ve Türkiye'nin bir derdine çare bulmalarıyla yeni bir iklimin oluşması heyecanı vardı.Anayasa değişikliğine "evet" diyen CHP, ne düşündü? Neyi hesapladı ve 'U dönüşü' yaptı.
CHP'den HSYK önerisine ret kararı çıktı. CHP'nin ret etmesine gerekçe olarak "öneri samimi bulunmamış" denilmiş olması da başlı başına bir siyasi gaftır.
Neden red ettiler?

Parlamenter muhalefet, temsili demokrasinin etkinliği ve siyasal çoğunluğa saygı için iktidara yardımcı olur. CHP, yapıcı muhalefet ile parlamentonun etkinliğini artırmaya çalışıyor mu? Krizi fırsata çevirecek çok önemli bir süreç çıktı karşımıza.
CHP'nin, bu reform çalışmasına destek olmasını milletimiz bekliyordu. CHP, meseleye bir çözüm bulmak amacıyla değil, tamamen iktidarı zorda bırakmak şeklinde bir yaklaşım içinde oldu. "İktidar zorda kalırsa, acaba bundan biz ne kadar istifade ederiz" mantığı ile son krize yaklaştı.
Hâlbuki yargı konusunda CHP'nin benzer şikâyetleri vardı. Ergenekon ve Balyoz gibi davalarda Kemal Kılıçdaroğlu'nun beyanları ortadaydı.
CHP, siyasi menfaat için uzatılan ele maalesef yardımcı olmadı.
Bunlar samimi mi?

Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkan olduğu andan günümüze, partinin yerleşik politikasını "yeni CHP" bakışıyla dönüştürmesinden başlayarak günümüzdeki olaylara kadar AK Parti karşısında yer alanlara ilgisi gözlerden kaçmıyordu. Son olarak, CHP'nin bir reforma yardımcı olmaktan kaçınmasını arka planına bakınca CHP-Cemaat ittifakının varlığı dikkati çekiyor.CHP'nin hiçbir yakınlık içinde olmadığı bir camiaya son zamanlarda gösterdiği yakın ilgi ne kadar samimidir?
BDP ile İstanbul için ittifak arayışı ne kadar samimi? Hem Sarıgül hem de CHP kurmayları, İstanbul'da seçimi kazanabilmek için BDP desteğinin alınması gerektiğini düşünerek bazı temaslar yaptıkları dikkatlerden kaçmıyordu. CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, BDP'ye seçim çağrısı yaptı.
Ankara'da CHP ile BDP arasındaki konuşmalarda "Resmen ittifak yapmayalım. Örtülü işbirliği yapalım.
Siz Sırrı Süreyya'yı aday yapmayın.
Bazı ilçelerde size destek verelim" denildiği duyuldu. Şimdi sormak lazım?
Bu düşünce ve hareket ne kadar samimidir?
SONUÇ: Bu bakımdan, CHP'nin yargı krizinin aşılmasında, AK Parti'nin teklifini ret etmesi, siyaset kurumunun başarısına gölge düşürmüştür. Hâlbuki teklifi kabul etselerdi, kendileri de kazanacaktı millet de kazanacaktı. Daha doğrusu siyaset kurumu (TBMM) kazanacaktı. Demokraside çare tükenmez. Milli iradenin kestiği parmak da acımaz. Bu kriz de aşılır, gün gelir "Sap döner, saman döner, sinsi hesaplar da bir kez daha döner."