* * *
EKSEN GENİŞLEMESİ
Başbakanlık Baş Danışmanı Prof. Dr. İbrahim Kalın, çalışkan bir isim. Katıldığı toplantılarda vurguladığı bir söz, dikkatlerden kaçmıyor.
Eksen tartışmalarına yeni bir açı kazandıran bu söz, "Eksen genişlemesi" dir. Prof.
Kalın "Türkiye'nin coğrafi pozisyonu ve tarihi birikimi uzun zaman derin bir yük olarak görüldü. Artık Türkiye bu iki derinliği yük değil değer olarak görmeye başlamıştır.
Eksen değişmiyor, eksen genişliyor'' diyor. Türkiye eksen değiştirmiyor, eksenini genişletiyor.
* * *
GÜNEYDOĞU KALKINMASINDA ÜÇÜNCÜ YOL
Teröre karşı çok yönlü tedbirler zirve toplantılarında detaylı şekilde masaya yatırılıyor. Bir taraftan bölücü terör örgütü PKK'ya karşı güvenlik önlemleri alınırken, diğer taraftan doğu ve güneydoğu bölgesindeki kalkınma hamlelerine üçüncü yol modeli ile yaklaşılıyor.
Nedir, kalkınmada üçüncü yol modeli? "Farklı sektörlerdeki sermayelerin kuruluş organizasyonunu devletin kamu kaynaklarıyla başlatması, yönetimini ise ilgili yörelerin ticaret ve sanayi odalarına bırakması, kamu iktisadi kuruluşlarının oluşturulması" üçüncü yol kalkınma modelini oluşturuyor.
Eğer bu model yerine oturursa, bu kuruluşlar rekabet ve teknoloji yetersizliği çekmiş KİT örneklerinden bütünüyle farklı anlayış ve yapıda oluşturulmuş olacak. Millet işbirliğini gösterecek, yeni bir karma ekonomik bölgesel model gündeme girecek demektir.
* * *
DEĞİŞİM VE DEMOKRASİ FORUMUNDAN YANSIMALAR
Bursa'da yapılan Türkiye'de Değişim ve Demokrasi Forumu'nda ilginç konuşmalar oldu.
Türk siyasetinin geldiği nokta ve 2011 seçimlerine paralel muhtemel gelişmeler değerlendirildi.
Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof.
Dr. Yasin Aktay ve Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı Başkanı Dr. Can Paker'in konuşmaları, "AK Parti-CHP'' bağlamında iç siyasetin kılcal damarlarına işaret etmekte. Prof.
Aktay'ın bir tespiti dikkati çekici: "12 Eylül referandumu ile beraber gerçek anlamda AK Parti iktidarı başladı."
Yasin Hoca'nın "Şimdi Türkiye'ye iktidara karşı gerçek anlamda muhalefet yapacak bir parti lazım" diyerek, bunun hem AK Parti'nin kendini devamlı zinde tutması için hem de demokrasimiz için gerekli olduğunu vurgulaması da dikkat çekici görünüyor.
Paker'de CHP'ye ve iktidar-muhalefet ilişkisine değiniyor: "Ülkemizde iktidar sorunu yok. Aksine muhalefet sorunu var. 12 Eylül 2010 referandumunda iktidar sorunu ortadan kalktı. Asıl şimdi muhalefet sorunu başladı.'' CHP'nin kazanacağı yeni ivmenin, bu nedenle dikkatle takip edildiği vurgulanıyor.