CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Komutanlara '10 Mart 2004 darbe günü' sorulacak

Eklenme Tarihi 04 Aralık 2009
Ergenekon soruşturmaları ve davaları kapsamında, darbe planları mercek altına alındı. Türkiye'de kaos ortamı yaratarak iktidarı devirmeyi amaçladıkları iddiasıyla bugün kimi emekli generaller yargılanıyor.
2003-2004 yılları TSK komuta kademesinin tamamının ifadesine, bir darbe girişimi nedeniyle başvurulmuş olacak. "
Bir zamanlar en dokunulmaz olduğu düşünülen makamlara dokunulmaya başlanması" nasıl yorumlanmalı?
3 general tanık mı, "şüpheli" mi? İfade sonrası durum değişir mi? Şüpheli haline dönme tutuklama getirir mi?
Ne sonuç alınır?
Bu şimdiden kestirilemez. Ama resmin önemli bir parçasının daha netlik kazanması ihtimali var. Türkiye'de yönetime demokrasi dışı müdahalelerin meşruiyetini tamamen kaybetmesi açısından bu ifadelerin alınmasının bir anlamı ve önemi olacaktır.

Darbe 10 Mart 2004'te

Dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek tarafından tutulduğu iddia edilen günlüklerde üç darbe girişimi de anlatılıyor, ihtilal tarihi olarak ise önce 10 Mart 2004'ün belirlendiği, ancak Yalman'ın diğer komutanları frenlediği söyleniyordu. Günlüklerden çarpıcı bölüm şöyle:
"3 Şubat 2004: Ben denetlemeye gittiğim zaman hepsi Jandarma Genel Komutanlığı'nda toplanmışlar. Hava Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Genel Komutanı hemen 10 Mart'ta ihtilal yapalım diye bastırmaya başlamışlar. Kara Kuvvetleri Komutanı onları şimdilik frenlemiş."

Neden 2004?

Komutanlara, "10 Mart 2004'te darbe kararı var mıydı? Nasıl alındı? Kim teklif etti. Karşı çıkan oldu mu?" sorularının yönlendirileceği belirtiliyor.
Sarıkız darbe planından, dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Org. Hilmi Özkök'ün karşı tutumu, diğer bazı üst rütbeli subayların isteksizliği ve ABD'nin tavrı nedeniyle vazgeçildiği söyleniyordu.
Özkök, kontrolü tam olarak 2004'te ele aldı. Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Aytaç Yalman ve Jandarma Genel Komutanı Org. Mehmet Şener Eruygur emekli oldular.

Özkök'e muhtıra sorusu
Ergenekon iddianamesinde, savcıların Özkök'e sorduğu sorular, verdiği cevaplar tek tek yer aldı. Özkök'e sorulan soruların üç emekli generale de sorulması bekleniyor.
Ergenekon savcıları Özkök'e "Genelkurmay Başkanlığı yaptığınız dönem içerisinde görev yapan kuvvet komutanlarından dönemin yürütme organına yönelik muhtıra verilmesi yönünde telkin ya da teklifte bulunan oldu mu? Oldu ise kimler tarafından, ne amaçla ve nasıl oldu?" şeklinde bir soru sordular.
Özkök, "Kimse, kendi yanında muhtıra verme şeklinde bir teklifte bulunamaz, ben de böyle bir şeye fırsat vermem" dedi.

Darbe planları sorusu
Özkök'e Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven isimli darbe planlarından bilgisinin olup olmadığı, oldu ise bu darbe planlarını kim ya da kimlerin hangi maksatla hazırladığını öğrenip öğrenmediği soruldu.
Özkök, darbe planlarından sadece Ayışığı ve Yakamoz kod isimli darbe planlarından 2004 yılı bahar ayları içerisinde haberinin olduğunu ifade etti.
Özkök'e "Görevli olduğunuz dönemde darbeciler ve faaliyetleri ile ilgili size herhangi bir bilgi geldi mi? Geldiyse sizin tavrınız ne oldu?" şeklindeki soru da yöneltildi
Özkök, bazı belge ve slâytlar kendisine geldiğinde isimleri geçen kişilerden bazılarının emekli olacaklarını, bu bilgilerin kendisine ilk geldiğinde karargâhtaki arkadaşlarıyla dahi paylaşmadığını, çünkü bazı şeylerin şüyu vukuundan beter olduğunu söyledi.
Özkök'e "Mustafa Balbay ile irtibatınız var mı? Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde irticai faaliyetlerle mücadele eden bir birim var mıdır? Var ise bu birimin görev ve sorumlulukları nelerdir?" soruları yöneltildi.
Özkök, "Görevli olduğu dönemde çok çeşitli bilgi, belge ve duyumların geldiğini, fakat bunların resmi delil mahiyetinde olmadıklarını, bu nedenle sadece bilgi mahiyetinde okuyup değerlendirdiğini, bu nedenle resmi bir işleme koymadığını, bu bilgileri bir süre muhafaza ettirip sonra imha ettirdiğini" beyan etti.

Eruygur'a uyarı
Özkök, özellikle Ayışığı ve Yakamoz olarak isimlendirilen darbe planları yapıldığı yönünde 2004 yılının bahar aylarında gelen duyum üzerine Şener Eruygur'a Genelkurmay makamında, böyle bir plan ve çalışma olup olmadığını sordu.
Özkök,''Eruygur'un böyle bir çalışma olmadığını söylediğini, ancak bunlara rağmen özellikle sık sık gazetecilerin, rektörlerin Jandarma Genel Komutanlığı`na çağrılarak görüşülmesinin yanlış anlaşılmalara neden olacağını söylediğini ve kendisini uyardığını, görevli olduğu dönemde MİT Müsteşarı'nın tarafına bazı bilgiler ve kayıtsız belgeler verdiğini söylediği yer aldı.
Ergenekon iddianamesinde "Hilmi Özkök'ün ifadesinde belirttiği bazı konuların, Özden Örnek'e atfedilen ve Mustafa Balbay'dan dan ele geçirilen günlüklerde yer alan bir kısım hususları doğrular nitelikte olduğunun görüldüğü" değerlendirmesine yer verilmesinin büyük önem ifade ettiği vurgulanıyor.