CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Kılıçdaroğlu'nun korkusu

Eklenme Tarihi 23 Haziran 2015
7 Haziran seçimlerinden sonra CHP liderliğinin yaptığı taktik açıklamalar zikzaklar çizse de bir gerçek apaçık ortada.
CHP mutlaka hükümette yer almak istiyor. Bunun da en açık göstergesi, kendisiyle koalisyon kurmayı kabul edecek MHP'ye başbakanlığı bırakmayı göze alması. CHP'nin hükümet ortağı olması için Doğan medyanın, Hürriyet'in, Cumhuriyet'in, Fethullah Gülen medyasının gösterdiği olağanüstü çabalar da bu işin dayandığı boyutu gösteriyor. Peki, CHP neden azimle hükümete ortak edilmek isteniyor? Bu hamlelerin arka planında ne olabilir?
1) Kemal Kılıçdaroğlu, Aralık ayındaki kongreye Başbakan Yardımcısı olarak girmek istiyor.
2) CHP seçmeni, resmen 1995-
1997'den bu yana, dolaylı 1999-2002'den (DSP'li koalisyon) bu yana iktidara susadı!
3) AK Parti'nin MHP ile hükümet kurmaya çok yakın olduğuna ilişkin derinlerden bir bilgi alınmış olabilir. Bunu bozmaya yönelik hamle.
4) Erken seçim olursa, yüzde 25 altına düşme korkusu.
5) Derin Amerika böyle istiyor... IMF'ci Kemal Derviş, TÜSİAD ve Amerikan Benenson stratejisi hakim durumda...
Aziz milletimiz ne düşünüyor acaba? Bu maddelerden hangisi çok daha ağırlıklı?
Yukarıda saydığım maddeleri ayrı ayrı değerlendirme ötesinde, hepsinin iç içe geçtiğini düşünmek daha doğru olacak.
Arka plan bakışlarına göre, CHP'nin hükümet ortağı olmasındaki esas iki faktör, Küresel Ekonomi-IMF-TÜSİAD bağlantısı ile Türkiye'nin Ortadoğu-Doğu Akdeniz-Kıbrıs politikalarına, küresel 'ayar verme' arzusu olarak görünüyor. IMF uzmanı Kemal Derviş bu işin içinde varsa, her şey net şekilde anlaşılır.
Yeni Türkiye lideri Tayyip Erdoğan, 2013 yılı Mayıs ayında yıllardır kanımızı emen IMF belasından Türkiye'yi kurtardı.
IMF-Dünya Bankası yeniden Türkiye'ye karışmak istiyor. Büyük sermaye-
TÜSİAD'ın faiz-kar-yatırım kanalları 2002'den itibaren kesildi. Anadolu Kaplanları yani milli sermaye kafasını kaldırdı. TÜSİAD arayı kapatmak istiyor.
Türkiye'nin Avrupa sanayisine olan mahkûmiyeti azaltılmış, çok yönlü dış ekonomik ilişkiler artmış, özellikle Afrika'ya Anadolu sermayesi giderek yayılmıştı. Avrupa-TÜSİAD bağlantılı büyük sermaye, CHP ortaklı hükümetle bu alana daha çok girmeye kararlı.

Neden Ortadoğu?

"Ortadoğu politikamıza neden ayar vermek"
istiyorlar? İsrail'i ve Yahudi Sermayesi'ni muhakkak merkeze oturtmak lazım. İsrail bağlantılı gelişmeleri daha iyi okuma şansımız olur. CHP ortaklı hükümetle, one minute ezikliği aşılmak isteniyor. Doğu Akdeniz'de, İsrail-Rum kesimi ortaklığındaki gaz ve petrol işi küresel beyinlerin kafasında.
Kıbrıs'ta Türklerin etkisini azaltma planları var. Avrupa'nın patronu Almanya, perde gerisinde. Almanya Başbakanı Merkel'in ve Almanya'nın güçlü küresel şirketlerinin, CHP ve Kemal Kılçdaroğlu'na yakınlığı hiçbir zaman göz önünden uzak tutulmamalıdır.
Yeni Türkiye lideri Tayyip Erdoğan'ın, "Dünya beş'ten büyüktür" kampanyasının önüne geçme, İslam ülkelerine çok yakın olma pozisyonu, Derin Amerika-Avrupa'yı rahatsız ediyor.
Bu konu yabancıların kafasından hiç eksik olmuyor. Hele hele DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI, yeni hükümette, CHP'de olursa Ortadoğu politikalarının nerelere evirileceğini-savrulacağını düşünmek bile BÜYÜK TÜRKİYE sevdalılarını rahatsız ediyor.

SONUÇ: Haziran 1997: ANAP-DSP-DTP CHP koalisyonundan Baykal desteğini çekti, hükümet düştü. 1999 seçimlerinde CHP, barajı aşamadı. Baykal istifa etti. 2011 genel, 2014 yerel, 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı ve 2015 genel seçimlerini Kemal Kılıçdaroğlu kaybetti. Bu konuya dikkat: CHP Aralık kurultayına, Başbakan Yardımcısı olarak girerse, Kemal Kılıçdaroğlu devrilemez.
GÜÇ KİMDE İSE MÜHÜR ONDADIR.
CHP hükümet ortağı olamazsa. Yüzde 25'te dönüşün muhakkak bir hesabı var. Deniz Baykal, Metin Feyzioğlu ve Muharrem İnce'nin çıkış yapması kimseyi şaşırtmamalıdır. CHP tarihi parti.
Sürprizler bitmez...