CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

İran 'Game Over' hattında

Eklenme Tarihi 22 Eylül 2012
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Said Celili'nin resmi görüşme için Başbakanlık'a geldiği sırada yarım saat bekletilmesi dikkat çekiciydi.
Normalde planlı temaslarda böyle şeyler olmaz. Ancak Devletlerden birisi 'mesaj vermek' istiyorsa sembolik adımlar atar. Bu bakımdan, "Başbakanlığın kapısında 30 dakika" fotoğrafının verdiği mesajların bir derinliği bulunmaktadır. Dış İlişkilerin bir duayen ismi, Türkiye'nin son sembolik resimle verdiği mesajı İran'ın iyi okumasını tavsiye etmektedir. Hatırlayalım. Mart ayında Başbakan Erdoğan, Güney Kore yolculuğu gibi yorucu bir seyahatten sonra geldiği Tahran'da Ahmedinejad'ın hastalığı bahane gösterilerek bir gün bekletilmişti. Ne yazık ki, Ahmedinejad hasta değildi ve o gün başka görüşmeler yapmıştı.
Bu olay Türkiye'nin tepki göstermesi için yeterliydi.
Fakat "iyi komşuluk ve dostluklara vefa" duygusuyla hareket edilmişti.

KARAYILAN'A NE OLDU?

PKK'nın Kandil'deki lideri Murat Karayılan'ın İran tarafından sürpriz şekilde yakalanıp serbest bırakılması üzerinden 1 yıl geçti. O günden başlayarak bir biri ardına gelen gelişmeleri yan yana okuduğumuz zaman, İran'ın, "Game Over" (Oyun bitti) hattına doğru hızla yaklaştığını görmekteyiz. Taşeron örgüt PKK'nın artan saldırılarında hem silah, hem istihbarat açısından birçok ülke ve istihbarat servisinin desteğini aldığı biliniyor. Türkiye, kanlı terör çetesi PKK lideri Murat Karayılan'ın Suriye pazarlığı ile serbest kalmasından sonraki artan saldırılarda Esad yönetimi kadar İran'ın da payı bulunmasından büyük rahatsızlık duymaktadır.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç 'Sükûtu hayale uğradım' deyip 'İran ile istihbarat paylaşımı yapıyorduk. Fakat gördük ki İran ile PJAK arasında bir savaş olmamış.
PJAK oradaki militanlarını bu tarafa kaydırmış' uyarısında bulunmuştu.
Buna karşın, PKK'ya verdikleri destek son Şemdinli olaylarında alenen ortaya çıktı. PKK ile mücadele ediyormuş gibi yapıp aslında Türkiye İran sınırını örgüte teslim etmeleri asla affedilmeyecek bir durumdur. Buna İran yönetiminin müsaade etmesi gerçekten çok can yakıcı ve acı bir tablodur. İran'ın bu tutumu dost ve komşu olan bir ülkeye hiç yakışmıyor. Bu tutum ve davranışlar her iki ülkenin ilişkilerine çok ciddi ve onarılamaz zararlar veriyor.
İran'ın masum olmayan hareketlerinin arkasında ne yattığını anlamak için konuştuğum Ortadoğu stratejistleri, "Bu mücadelenin kökenlerinde Osmanlı-Safevi rekabetini görebiliriz" derken, bazı detayları sıraladılar:
Ortadoğu'yu Türkiye'ye kapatmak isteyen İran ve Suriye-Irak üzerinden Ortadoğu'ya açılmak isteyen bir Türkiye var... İran, Osmanlılar'ın önünü kesmek için çok uğraştı, şimdi; Türkiye'nin Ortadoğu'ya açılan bütün kapılarını kapatmaya çalışıyor.
Körfezde İran'ın yapmak istedikleri özellikle Bahreyn'deki Şii nüfusu kışkırtarak terör olaylarının başlaması ve Bahreyn'i ilhak etme politikasına ve diğer körfez ülkelerindeki politikalarına karşı Türkiye'nin itirazı var. İran bölgede Şii mezhep esasına dayanan bir nüfuz kurma peşinde koşuyor. Mezhepsel yayılma polikasına ters düşen Türkiye ile ilişkilerde ise son zamanlarda ciddi ayrışma politikası izlemeye başladılar.
Malatya 'daki Nato radarlarını bahane ederek, İran Genelkurmay Başkanı ve Hava Kuvvetleri komutanları da dâhil ileri geri bir yığın açıklamalar yaptılar.
Türkiye'yi hedef gösteren açıklamalarla Türkiye'nin Ortadoğu'da önünü kesmeye çalışıyorlar.

SONUÇ:

Tüm dünyada yalnızlığa itilirken Türkiye İran'ın yanında yer aldı. Onu yalnız bırakmadı. ABD, Avrupa ve diğer ülkeler Türkiye'yi çok acımasızca eleştirmelerine aldırış etmeyen Türkiye İran'ın yanında durmaya devam etti.
Türkiye, İran için büyük fedakârlık yapmıştır. Ama karşılığında teşekkür edilmiyorsa hiç olmasa hıyanet edilmesin. PKK terör örgütüne yardım ve yataklık ederek Türk halkının katledilmesine çanak tutulmasın. Bir gün Suriye'de Esad gidecek. Bu coğrafyada halklarımız yaşamaya devam edecek. Fakat İran'ın yapacağı yanlışlar, Türkiye'yi "Game Over" noktasına hızla yaklaştıracaktır.