CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

İleri demokrasinin ayak sesleri

Eklenme Tarihi 28 Şubat 2010
Bugün 28 Şubat post modern darbesinin 13'üncü yılı. 28 Şubat 1997, milli iradeye set çekme harekâtıdır. Planlanmış, önceden hazırlanmış, psikolojik harekât ile toplum sindirildikten sonra, talepleri 28 Şubat'ta açıklanan, uygulaması aşama aşama geniş zamana dağıtılan, yasal kılıfla kamufle edilmiş bir post modern darbedir.
22 Şubat 2010 Balyoz Operasyonu, Türkiye'nin demokrasi tarihinde bir dönüm noktasıdır. İleride bugünlerin tarihini yazmaya kalkanlar 28 Şubat 1997'den 13 yıl geçtikten sonra 22 Şubat 2010 gününü, Türkiye'nin Büyük Dönüşümü'nün önemli dönüm noktalarından biri olarak işaret edecek.
22 Şubat 2010, bu halkın darbelerle ve darbecilerle hesaplaşma kararlılığının nihayet yargıyı da harekete geçirdiği büyük bir gün olarak anılacak. 28 Şubat 1997, Türk siyasi tarihinin en dönemli virajlarından birisi oldu. Ergenekon terör örgütünün darbe planlarının deşifre edilmesiyle birlikte, 28 Şubat'ın ve Batı Çalışma Grubu'nun neler yaptığını daha açık ve net görüyoruz.
Bazı çevreler, "28 Şubat yüz yıl devam edecek" derken, 28 Şubat'ın 13'üncü yılında, Türkiye'de daha ileri demokrasinin ayak seslerini konuşmak, yaşamak gerçekten güzel. 28 Şubat artık bitmiştir. 28 Şubat'ın hayaleti kayboldu aramızdan. Türkiye, 2010'larda 28 Şubat sürecinin demokrasi ve sosyal hayatta açtığı yaraları sardı. 2010'larda, daha adil, daha özgür, daha hakkaniyetli bir toplum olma yolunda büyük adımları atıyoruz.

Daha gelişmiş demokrasi

Başbakan Erdoğan, "Türkiye'de son dönemde yaşananlar "ileri demokrasinin ayak sesleri. Hedefimiz, tam demokrasiye geçmiş, her türlü oligarşik vesayet ilişkisinden kurtulmuş, özgürlük ve güvenlik arasındaki dengeyi kurabilmiş, demokratik, müreffeh bir Türkiye'dir'' diyor.
Türkiye'nin değişimi, hâkimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu, bu ilkenin lafta kalmadığı bir ülkeyi işaret eder. Mevcut yapı Türkiye'ye dar geliyor. Çağdaş Türkiye'nin rotası ve güzergâhı bellidir.
Statüko mevcut yapının devamını isterken, bu yapının ülkeye dar geldiğini, engelli demokrasinin bu milletin kaderi olmadığını gözlerden saklamak isterken, "İleri demokrasinin ayak sesleri'' şu gerçeklere işaret etmektedir: "Daha yaygın, daha hoşgörülü ve daha katılımcı bir demokratik siyasal yapı kurmaktan başka seçeneğimiz yoktur. Köhne anlayışlar, millet iradesinden doğan büyük değişim karşısında her geçen gün biraz daha marjinalleşiyor. Daha gelişmiş bir demokratik yapıya gidiş hızlanıyor. Bu yeni yapı,Türkiye'yi iç çekişmelerden uzaklaştırarak gereksiz enerji ve kaynak kaybını önleyecek, toplumsal uzlaşmayı tesis ederek siyasal ve ekonomik istikrarı kalıcı hale getirecektir. Çağdaş demokratik yapı aynı zamanda, bugün bize çözümsüz gelen birçok sorunun da çözümünü beraberinde getirecektir.

Demokratik anayasa

Yapılmak istenen reformlar, çoğu kez anayasaya aykırılık nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne takılmaktadır. Bu durum, yeni bir anayasa yapma ihtiyacını net ve açık ortaya çıkarıyor. Toplumun tüm kesimlerinin hazırlanmasına katıldığı, demokratik bir biçimde yapılacak yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç olduğu açıktır. Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı muhakkak sağlanması gereği ortadadır.
Daha şeffaf, daha katılımcı bir demokrasiye doğru gelişmenin, statükoyu korumak ve iktidarını paylaşmak istemeyen kesimlerde bir direnç yaratması doğaldır.
Şu gerçek hiç unutulmasın, güç odaklarının anladığı dil halk iradesidir. Demokrasi dışı eylemlerin odaklarını milli irade dağıtacaktır.