CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, DTP'li milletvekillerinin ifade vermek üzere mahkemeye zorla getirilmek istenmesiyle ilgili olarak "Ya dokunulmazlıklarla ilgili Anayasa değişikliği yapılmalı, ya da Meclis'te dokunulmazlık dosyalarının bulunduğu tüm milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılmalı" demişti.
Krize neden olan maddeler:
14. MADDE: Anayasa'da yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz.
83. MADDE: Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen milletvekili, Meclis` in kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasa'nın 14. maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır.
83 üncü madede,14. maddeye atıfta bulunulması dokunulmazlık bağışıklığına aykırı bulunuyor.
'Kimse düşüncesinden dolayı yargılanmamalı. DTP'liler için Anayasa değişikliğine varız .Gerekirse anayasa değişikliği yapılır'' diyen Erdoğan, Muhalefetin destek vermesini istedi.
Bu çıkışla, Anayasa'nın, "dokunulmazlık maddelerine" dokunma tartışmaları canlılık kazanacak.
Çünkü, 14. madde kapsamında düzenlenen suçlarda dokunulmazlık bağışıklığının işlemeyeceğini yazıyor. Son derece muğlak olan bu maddede kapsamındaki suçların neler olduğu belirtilmiyor.
CHP ve MHP'nin desteği olmadan TBMM'de referanduma gerek kalmayacak biçimde bir değişikliğin geçmesi olanaksız bulunuyor. Dokunulmazlık maddelerine dokunmak ancak, CHP ve MHP desteği ile olabilecek.
AK Parti, CHP, MHP anlaşabilirse, maddeye suçlar açıkça yazılarak çözüm bulunabilir.
Yeni seçim yeni Anayasa
1982 Anayasası yapıldığı günden bu yana sürekli eleştirilere maruz kalmıştır. Türk Anayasa tarihimizde bu Anayasa kadar ağır eleştiriye maruz kalan bir başka Anayasamız mevcut değildir.
1982 Anayasası 15 kez değişikliğe uğradı. Yaklaşık 80 maddesi değiştirilmiştir.
Türkiye yıllardır demokratik bir Anayasa'ya hasret...
Erdoğan'ın, Türkiye'nin demokratikleşme ve sivilleşmesi yönündeki düşünceleri biliniyor.
Erdoğan yaptığı konuşmalarda, "Toplumsal gelişme ve hak ve hürriyetler konusunda kat ettiğimiz mesafe bazı anayasal düzenlemeler istememize vesile olmaktadır .
Siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarına kadar acil bir anayasal düzenleme ve anayasal alanda yenilenme, tazelenme, incelenme talepleri doğmaktadır, Türkiye dünyadaki önemli gelişmeleri kenardan izleyen bir ülke değildir, hızla dünyaya açılan, ekonomisi hızla büyüyen kendisini ileri demokrasilerle mukayese eden bir ülke konumuna gelmektedir. Bunun için yeni anayasaya ihtiyaç var'' demiştir.
8 Haziran 2007 tarihinde, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın talimatı ile "demokratik sivil bir anayasa"nın yapılması yönünde teşebbüse geçilmiş ise de bunda başarılı olunamamış, engellemeler neticesinde bu çaba sonuçsuz kalmıştır.
Açılımlarda anayasa değişikliği zorunluluğu ortaya çıkıyor.
"Demokratik açılımla ilgili, kısa ve uzun vadeli bir takvimizi var" diyen Erdoğan, kısa vadede genelgelerin, uzun vadede ise anayasa değişikliği olabileceğinden söz etmişti.
Mevcut Meclis'in yeni bir anayasa yapma şansı 2007'de Anayasa Mahkemesi'nin Başörtüsü düzenlemesinin iptali kararı ile sona ermiştir
Yapılması gereken, 2011 genel seçimlerine giderken,partilerin bir anayasa taslağını milletin önüne koyması, yeni anayasa yapımı konusunu bir vaat olarak gündeme getirip, onun yapımı konusunda halktan destek istenmesi, gerekli destek sağlandıktan sonra yeni parlamentonun bu işi yapmasıdır.