En geç, 2011 Temmuz ayında yapılacak genel seçimleri kazanmak. 2012'de yapılacak. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde liderini Çankaya'ya seçtirmek.
AK Parti 3. Büyük Olağan Kongresi'nde sözlerinde birlik ve beraberlik mesajları yer alan "Işık Buradan Yükselir" adlı şarkı çalındı. Eserin bütün dörtlüklerinde birlik ve beraberliğe, birlikte güçlü olma öğelerine gönderme yapıldı.
TÜRKİYE PARTİSİ
AK Parti'nin kongresine demokratik açılım süreci damgasını vurdu.. Türkiye'nin tüm renklerinin yer aldığı kongrede, 'Biz birlikte Türkiyeyiz' teması işlendi.
Başbakan Erdoğan, "AK Parti, Türkiye'nin her bölgesinde, her şehrinde, her ilçe ve beldesinde siyasetin ana aktörlerinden birisidir. Bir Türkiye partisidir" sözleriyle, "Biz birlikte Türkiyeyiz" temasına anlam kazandırdı.
Bu kongrede bir "değişim, yenilikçilik, azim" bariz şekilde görüldü.
Kongreye katılanlara bakıldığında; merkez sağ partilerin AK Parti'de toplandığını açıkça gösteriyordu Başbakan konuşmasında, Türkiye'nin hemen tüm renklerini tek tek sıraladı ve hepsine sahip çıktıklarını söyledi.
Tabu olan isimleri arka arkaya andı. Said- i Nursi ile Şeyh Said'i; Necip Fazıl ile Nazım Hikmet'i; Ahmet Kaya'yı, Cem Karaca'yı yan yana saydı. Sabahat Akkiraz ile Mevlana'yı ekledi.
Başbakanın bu sözleri, bazı tabuları yıkmaya yönelikti.
BÜYÜK TÜRKİYE
AK Parti kongresi açıkça gösterdi. 2010 yılına yaklaşırken, karşımızda, 'Yeni Türkiye-Büyük Türkiye tablosu' var
Türkiye 75 milyon nüfusuyla ve jeostratejik konumuyla yeni dünya düzeninde, nasıl bir güç olabilir.?
Başbakan Erdoğan, güçlü hitabeti, siyasetteki tecrübesi, uluslarası siyasi aktör özellikleri ile "Büyük Türkiye" tablosunu açıkladı.
Türkiye, büyük güçlerin bölgesel ortağı olabilir. Daha fazla inisiyatif alabilir, ekonomisini düzeltebilir, daha bağımsız politikalar geliştirilebilir, stratejik hamleleri ile global bir aktör, dünyaya rengini verecek büyük bir devlet, medeniyet inşa eden bir aktör olabilir.
Çünkü mevcut potansiyel ve gelişmeler, o misyonu görmeye yeter.
AÇILIMLAR
Demokratik, Ermeni, Kıbrıs açılımları ve beklenen diğer "açılım" örnekleri, aslında bir büyük programın başlıkları niteliğindedir.
Türkiye'nin belki de en büyük değişim ve kendini yeniden tanımlama, geleceğe yönelik yeni pozisyon değerlendirmesi yapma girişimidir.
Bunlar, Türkiye'nin yeni küresel düzende durduğu ya da durması gerektiği yer konusunda iyi fikir veriyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler temaslarını, G-20 zirvesini, bölgemizde ve dünyadaki "yeni eğilimler"i iyi okumak gerekiyor. Türkiye'nin içerideki değişim çabası, dış politikadaki açılım mücadelesi ve yeni küresel eğilimler arasındaki paralellik üzerinde dikkatle durmalıyız.
Türkiye 2009-2010 dönemi için 151 ülkeden oy alarak Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçildi. İslam konferansı örgütü genel sekreterliğine Ekmelettin İhsanoğlu seçildi. Sanayileşmiş ülkeler kulubü olan G8 zirvesine Türkiye davet edildi. Uluslararası analistler Türkiye'nin zirveye katılmasını 'Davet Türkiye'nin bölgesel güç olduğunun teyididir' diye yorumlanmıştı.
Türkiye, yeni dünya düzeninde nereye oturuyor?
Türkiye, yeni dünya düzeni yeniden kurulurken aktif konumda , dünya masasında oturmaktadır.
Başbakan Erdoğan Türkiye'nin , kendi hesabına daha bağımsız ve onurlu bir pozisyon oluşturması için stratejik ataklarda bulunuyor.