Büyük milletimizin 16 Nisan kararının yarattığı JEOPOLİTİK DALGALARI görmektesiniz.
Maazallah 16 Nisan gecesi, Eski Türkiye'cilerin mevzileri yıkılmasaydı, yüzyılın prangaları kırılmasaydı, Yeni Türkiye Lideri Tayyip Erdoğan-Devlet Aklı, inanılmaz biçimde kuşatılacaktı. Büyük Türk milletinin kararlığı, dik duruşu karşısında 17 Nisan sabahı şapka çıkaranları göremezdik. Önce Allah, sonra Büyük Türk milleti, 16 Nisan gecesi Türkiye'yi uçurumun kenarından almıştır. Cumhurbaşkanımız'ın başlayan ve devam edecek hamlelerinin ruhuna dikkatle bakınız. Orada 16 Nisan'da Türk milletinin "EVET" diyerek BÜYÜK TÜRKİYE olma kararlığı yatmaktadır. Cumhurbaşkanımız Erdoğan-Devlet Aklı, 16 Nisan'dan güç alarak KÜRESEL NETWORK'U İYİ OKUMAKTADIR. Asya'dan Amerika'ya, Avrupa'ya, Basra Körfezi'ne jeopolitik hamleler yapmaktadır. Jeopolitik dalgalar üzerinde sörf yapacak kadar ustalaşma yolundadır. Jeopolitik hamlelerin merkezinde, BÖLGESEL VE KÜRESEL mevziler vardır. Stratejik olan budur.
Hindistan'a gidildi. Hindistan'ın stratejik konumuna bakınca, Afganistan meselesi, dost ve kardeşimiz Pakistan ilişkileri, iki ülkenin atom bombası dengesi, dünya devi Çin'in Pakistan coğrafyası üzerinden Hint Okyanusu'na inişi, İran merkezli enerji ilişkileri potansiyeli, niteliği, Hindistan'ın bir yandan Çin, diğer yandan İngiltere'ye uzanan networkları Cumhurbaşkanımız Erdoğan-Devlet Aklı tarafından masaya yatırılmıştır. Nitekim uçakta Erdoğan yanına Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ı aldı, çektirdiği fotoğrafı yayınlatarak, ASYA JEOPOLİTİK mesajları verdi. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan, Rusya lideri Putin'le buluştu.
Kurulan ilişkiler ağı yeni yüzyılın hayati parametrelerinin başında gelmektedir.
Türk Akımı, Akkuyu Nükleer Santrali, Rus roketleri S400 alımı, yeni Suriye haritaları, Doğu Akdeniz jeopolitiği, yeni dünya düzeninin parametrelerini işaret etmektedir.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın Çin'e gidişi, güneşin Asya'dan doğuşunun simgesidir.
Pekin'in Afganistan'la kardeşimiz Pakistan'la, rakibimiz İran'la, küresel İpek Yolu projeleriyle çok yakın ilişkisini iyi okumalıyız. Bunların üstünde Çin-Amerika- Rusya ilişkileri, Türkiyemiz'in her jeopolitik hamlesiyle birebir ilişkisini etkileyecektir.
Cumhurbaşkanımız Tayyip ERDOĞAN, ABD Başkanı TRUMP'la başbaşa yapacağı konuşmanın kodları hayatidir.
Derinliklidir. BÜYÜK İSRAİL PROJESİ, Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan üzerine ABD-Rusya projeleri, Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Şengal, Suriye gibi birçok taze parametreye tekabül etmektedir. Böyle zirve temaslardan sonra Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın, Brüksel'de NATO toplantısında göstereceği tavır ne olacaktır?
Yıkılmakta olan Avrupa'dan, büyümekte olan NATO'dan Türkiye'nin beklentilerini tek tek anlatacaktır.
NATO'nun Rusya'ya karşı olduğunu Avrupa'yı 'tutmak isteyen' Almanya'nın derin planlarını iyi okuyarak, FETÖ'yü, PKK'yı koruyan, kollayan ülkelerin liderlerinin gözünün içine bakarak, gerekli uyarılarda bulunacaktır.
SONUÇ: Küresel Güç'lerin birbirlerini KUŞATAN, BOĞAN, BAĞLAYAN NETWORK'UNU her zaman ve hiç sektirmeden takip etmek zorundayız.
Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan da önce network'ları iyi okuyor, sonra kimi zaman o ağları çekme, kimi zaman da bırakıp, çözüm yolunu açma sürecine giriyor. İşte buna, BÜYÜK DEVLET AKLI deniyor. KÜRESEL AKTÖR olmak için süper güç şartlarını yerine getirmekteyiz. Süper güçler arasındaki bağları bilerek hareket ettikçe, jeopolitik hamlelerimiz daha tesirli olacaktır. Yerine göre anında strateji değiştirerek, KÜRESEL GÜÇLERİN BEYNİNİ SARSACAĞIZ. PROJELERİNİ PARÇALAYACAĞIZ.