"Kongre ardından 2011 seçimlerine yöneleceğiz. Yapacağımız çalışmalarla Türk siyaset tarihinde yeni bir rekorun sahibi olacağız. Beşinci seçimde yine birinci parti olacağız.''
Öne alınmadığı takdirde, 2011 yılı Temmuz ayında genel seçim olacak. Bu seçimlere 22 ay kaldı. 2012 yılı Ağustos ayında Cumhurbaşkanlığı seçimi olacak.
AK Parti, 4 büyük seçimi kazandı. (2002 genel seçiminde yüzde 34.3, 2004 yerel seçiminde yüzde 41.7, 2007 genel seçiminde yüzde 47, 2009 yerel seçimlerinde yüzde 38)
2011 yılında, Erdoğan beşinci seçime girecek, beşinci seçimlerin kendisi için son seçim olacağını tekrarladığı için, Türk siyasetinde köklü değişimler ve gelişimler olacak.
Bu beşinci seçim, sadece iktidarı değil, yeni Cumhurbaşkanını da belirleyecek köşe taşlarının döşenmesine yol açacak.
2011'in siyasal dengeleri ''
Etkili Kabine revizyonu, köklü sorunlara neşter atma çalışmaları'' 2011'in dengelerine yol alınışı gösteriyor. Erdoğan'ın '2011 yılındaki genel seçimlere yönelik yeni stratejileri' sahaya sürdüğü belli oluyor.
Başbakan Yardımcısı Arınç, kamuoyunun hassas olduğu dosyalarda çoğunluk adına 'vicdan sesi' olmaya başladı. Arınç'ın yüklendiği 'misyon' Erdoğan'ın, 2011 planlarının ipuçlarını göstermeye yetiyor.
Başka adımlar da büyük stratejinin taktikleri.
Türkiye'de, 2015 ve sonrasına giden dönem için kritik sınavlar başladı.
Önümüzde iki ana eksen görünüyor.
1) AK Parti 2011 seçimlerini kazanacak, Erdoğan beşinci seçimi alacak. 2012 yılında Cumhurbaşkanı adayı olma veya Gül'ü yeniden aday yapma imkanına sahip olacak.
2) Türkiye başka bir hükümete, belki de koalisyona geçecek. Çankaya'ya bilinen veya hiç tahmin edilmeyen bir isim seçilecek.
İkinci eksen
İkinci eksen, Türkiye'nin siyasal haritasının tamamen değişeceğine işaret ediyor. Bu analiz, Başbakan'a "çok dikkatli olması, adımlarını planlı atması'' için uyarılarda bulunuyor.
Yaşanmakta olan siyasal süreçteki gelişmelere dair her türlü okumayı bu eksende yapmak mümkün. Erdoğan'ın hamleleri buna hazırlık amacı taşıyor.
Yeni partiler peş peşe siyaset sahnesine atılıyor. Hüsamettin Cindoruk, Abdüllatif Şener ve belki yenileri... Erdoğan, zorlu bir siyasal dönemece girdiğinin farkında. Açık biçimde vites değişikliğine gidiyor, yeni rota belirliyor.
Ne belirleyecek?
2011 yılı seçimleri çok partili demokratik hayatın en çetin mücadelelerinden birine sahne olacak gibi. AK Parti kodlarını çok iyi bilen, duayen gazeteci-yazar Fehmi Koru, seçimin şifrelerini bir yazısında veriyor: '
''AK Parti'nin 'Kürt sorunu' konusunda inisiyatif üstlenmesiyle Türkiye'de bilinen ve alışılan 'iktidar' biçiminde bir değişiklik yaşandı, yaşanıyor... İktidarlar çizgi-dışı davranışlarda bulunmaz, ülkeyi yönettikleri yıllar içerisinde dikenli sorunlardan uzak dururlardı. İktidarlarını tehlikeye atmak istemiyorlarsa tabii...
Şimdi ilk kez bir iktidar partisi, koltuk hesabı yapmaksızın, ülkenin en kritik sorununa çözüm bulmak üzere kollarını sıvamış bulunuyor. Olağanüstü riskli bir siyasi davranış hükümetin sergilediği; bu yönüyle de gelmişgeçmiş iktidarlardan hiçbirine benzemiyor.
Tansu Çiller, işbaşına geldiğinde, 'Kürt sorunu' için çözüm arayışlarına girişmişti. Sonrası hazin bir öyküdür: Çözümden yana başbakan döneminde Güneydoğu 'faili meçhuller' mezarlığına dönüştü... İktidarda kalma yolunun dikenli konulardan uzak durmasından geçtiğini kulağına fısıldamışlardı çünkü...
Başbakan Erdoğan'ın parti grubunda yaptığı milletvekillerinin gözlerini yaşartan konuşma yakın tarihimizde yaşananların tekerrür etmeyeceğinin teminatı olduğu için önemli işte. İktidar partisi, Başbakan Erdoğan'ın ağzından, riskleri görmekle birlikte, ülke menfaati öyle davranmayı gerektirdiği için, 'Kürt Sorunu'na çözüm arayışında sonuna kadar gitmeye kararlı oldukları mesajını verdi.
Hiç kuşkusuz siyasi tarihimizde bir iktidar böylesine dikenli bir konuda ilk kez bu denli bir kararlılık sergilemiş oluyor. AK Parti gerçek anlamda şimdi 'iktidar' oldu sayılabilir.''
Başbakan'ın tonlamaları, virajların kazasız atlatılmasına dönük manevralar ve özellikle Kürt sorununa çözüm bulma çabaları 2011 seçimlerinin Türkiye için çok önemli sonuçları doğurabileceğini açıkça gösteriyor.