Bugünkü
Takvim
  • 16 Kasım 2010, Salı

Bayram sabahı

Suçu hep başkalarına atıp, kendimizi temize çıkarma duygusuna sığınıyoruz.
Başkalarını tanımadığımızı zannedip, oklarımızı onlara gönderip, kendi vicdanımızı rahatlatmak istiyoruz.
Hepimiz benciliz aslında.
Karşımızdaki insanın da, hassas bir kalbe sahip olduğunu unutuyoruz.
Benim en kötü taraflarımdan biri bu.
İnsanlara kaygılı, korkulu bakarken, aynaya bakmayı unutuyorum.
***

Bayramlar beni çok etkiler.
Çocukluğumun güzel izlerini taşırken, başka çocukların hüznüne şahit olduğum için belki.
Bazen burnumun direği sızlıyor.
Benim canımı yakanları nasıl ki, acımasızca yargılamışsam, kendimi de yargılamam gerekiyor.
Karşımdaki insana, "Ben istersem anılarda yaşatırım" duygusuyla hareket ediyorum da, "Ben kimim?" diye sormuyorum.
Belki hayatta bir çok şeyi kaybettiğim için, kendimi de kaybediyorum.
Bu bir denge sorunu.
***

Hayatım boyunca, hak etmeyen insanlara, hak etmediği sevgiyi vermeyeceğime yemin ettim.
Ama sevilmeyi en çok hak edenlere de, haksızlık ettim.
Nasıl ki benim kırılan kalbim bir daha onarılmıyorsa, ben de kırdığım kalplerin kolay tamir olmayacağını biliyorum.
Sahte gururumu ayaklarımın altına alıp, özür dilemeyi bile beceremiyorum.
Hele "Herkes" değil de, "başkası" olan birinden.
***

Evet çok kaybettim, ne kendimden döndüm, ne sözümden.
Aşk dolu yüreğime rağmen, ne zamana güvenim kaldı, ne insanlara inancım.
Satırların arasında korkak bir hayat sürüyorum.
Elimde sadece, kendisini unutmama izin vermeyen, içimdeki çocuğun aşkı kaldı.
O çocuk bana benzemez.
O çocuk, doğruyu yanlışı benden iyi bilir.
O yüzden hala masum bir masalın peşinde.
Üzerinde kirli gömlek, okyanusları seyrediyor.
Ve kalbini kırdığı herkesten özür diliyor.
Bu bayram sabahında.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya