BEKİR HAZAR

BEKİR HAZAR

bekir.hazar@takvim.com.tr
12 Şubat 2024, Pazartesi

Saplantılı ezikler

ECEVİT'İN, Clinton başkan olduğu dönemde ABD'ye yaptığı ziyareti çoğunuz bilir. Ecevit ayakta el-pençe divan dururken, Clinton koltuğunda bacak bacak üzerine atmış oturuyordu. Neydi eski Türkiye'nin hali öyle. O ezik görüşmede Clinton "Türkiye Balkanlar'dan, Kafkaslara, Akdeniz'den, Ortadoğu ve Orta Asya'ya kadar geniş bir yelpazede büyük bir güce sahip. Gelin birlikte ortak hareket edelim" çağrısı yapıyordu. Ecevit'in buna cevabı "Türkiye laiktir, laik kalacak" oluyordu. Clinton şaşkına dönüyor, "Sayın Ecevit tamam laik kalın ama ben kıtalararası bir işbirliğinden ve gücünüzden bahsediyorum" diye tekrarlıyordu. Ecevit yine sadece ve sadece "Türkiye laiktir laik kalacak" diyordu.
Demirel de ABD gezisinde Başkan Bush ile görüşüyor, Beyazsaray'da önüne bir harita konup "Ne işiniz var sizin Güneydoğu'da" deniyordu. Gıkını çıkaramıyordu Demirel.
Otele döndüklerinde heyetten birisi "Neden masaya yumruğunu vurmadın" deyince "Amerikalılardan korkmuyorsan gel ülkeyi sen yönet" cevabını veriyordu o Demirel. Bunu bizzat heyette yer alan ve o konuşmayı yapan milletvekili ahaber'de anlatıyordu. 3 kuruşluk 2. Dünya savaşından kalma tahta ve hurda mavzerleri hibe alabilmek için kapılarda yalvarıyorduk. Mermimiz dahi yoktu, bırakın füzeyi. Şimdi Savunma Sanayiimizin geldiği nokta hızla Türkiye'yi tam bağımsızlığa dönüştürüyor. Savunma sanayiinde yıllık 5.5 milyar dolarlık ihracat rakamlarına ulaşan Türkiye'ye, Türk ve İslam coğrafyasından, Afrika'dan hatta Avrupa ülkelerinden talep yağıyor. Son olarak kardeş Endonezya Türkiye'de 45 füze alıyor.
Rakamlar hızla çığ gibi büyüyor. Yakında bu sektörde 100 milyar dolarları konuşacağız.
İngiltere Savuna Bakanı kameralar önünde "Türkiye SİHA'ları ile savaşların seyrini değiştirdi" derken, çok sayıda yabancı askeri dergiden de övgüler yağdırıyordu. Hatta bir tanesi "Türklerin SİHA teknolojileri yüzünden tank-top fabrikaları kapanırsa şaşırmayız" diye yazıyordu. Amerika'da önceki gün ABD Savunma Bakanlığı Pentagon'un ana karargahına bir gezi düzenledi. O ziyarette de gündem Türk SİHA'larıydı. Amerikalı generaller, İngiliz Savunma Bakanı'nın "Savaşların seyrini değiştirdi" sözünü daha da ileri götürdü. "Türkiye'nin çığır açan teknolojilerini yakından izliyoruz" dediler. Finalde "Kara savaşlarında Türk SİHA'ları, yazılmış tüm doktrinleri alt üst etti" diyerek bombayı patlattılar. Türkiye'de maket kafalı muhalefet, gurur duyduğumuz ve tüm dünyada parmak ısırtan bu SİHA teknolojimiz ile alay edip "Oyuncak bunlar.
Maket, maket" diyordu. Bu ezik maket kafalıları toplayıp Pentagon gezisine götürsen, orada Amerikalı generallerin söylediklerini dinletsen yine değiştiremezsin. O generaller "Kara savaşlarında tüm doktrinleri sizin SİHA'lar çığır açarak alt üst etti" diye tekrarlasa, bizim maket kafalar, tıpkı Ecevit'in yaptığı gibi eziklik edebiyatına devam edip "Oyuncak bunlar oyuncak" der. Çünkü bu Eski Türkiye özlemindeki gerici kafaların kalpleri olduğu kadar, gözleri ve kulakları da mühürlü. Papağan gibiler. Asla değiştiremezsin.
Vizyonsuz, ufuksuz ve "Biz asla yapamayız" kafasını yaşayan ezikliğin zirvesini kendilerine ideoloji edinmiş, saplantılı, ittihatçı yani "Batı aşığı" tipler bunlar. İlacı da yok ki, bunlara şifa olsun. Türkiye'yi bu kafaların yönettiği dönemlerde, 2002'de ihracatımız sadece 20 milyar dolardı. Bu rakamı şimdi sadece ve sadece bir kurumumuz, THY yıllık cirosu ile geçiyor. İhracatımız şimdi 255 milyar dolara çıktı. 300-500 milyar dolara gidiyoruz. Bu kafalar "Çiftçimiz perişan" diye bağırırken, seçim sonrası Başkan Erdoğan'ın en büyük oyu çiftçiden aldığını söyleyecek kadar da bukelamun takıldı. 2002'de Türkiye turizmden 11.9 milyar dolar kazanırken, şimdi yıllık 65 milyar dolarları konuşuyoruz. Bu kayıtlı rakamlar. Bir de bunun bir o kadar da kayıtdışı rakamları var. Bugün sadece terörden temizlenen Gabar'da günlük 35 bin varile petrol üretiyoruz. Yakında günlük 100 bin varili, aylık 3 milyon varili, yıllık ise 36 milyon varili yakalamamız an meselesidir. Uluslararası Enerji araştırmaları raporları, sadece Karadeniz'de 1 trilyon metreküp garanti doğalgaz rezervleri olduğunu açıklamaktadır. Şu anda 700 milyar metreküpüne ulaştığımız düşünülürse, yakında muazzam müjdelerin ve trilyonlu hanelerin bizi beklediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü artık kendi sondaj gemilerimizle dünyaya meydan okuyoruz. Üstelik trilyonlarca dolarlık doğalgaz rezervinin olduğu kesinleşen Akdeniz'e henüz tam olarak dalmadık. Karadeniz'deki hidrojen rezervleri dünyanın yüzde 60'ına tekabül ediyor.
2030'da hidrojen enerjisine geçmeye karar veren AB'nin lideri Almanya "O hidrojeni beraber çıkaralım" diyerek kapımızda yatıyor.
Türkiye dünyanın enerji, turizm ve askeri üssüne dönüşüyor. Bunun için de önümüzdeki yıllara çok iyi alt yapı çalışmalarıyla hazırlanmamız lazım.
Ne yapacağız? Şehirlerimizi alt yapı konusunda bir çivi çakmayı bile beceremeyen bu vizyonsuz eziklere mi teslim edeceğiz? Karar sizin!