CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Cazibe ekseni

Eklenme Tarihi 31 Ağustos 2026

3 kıtada hüküm süren bir cihan imparatorluğunu içeriden çökerterek hallettiler. Ecdadın can vererek aldığı toprakları kaybetmemize neden olanlar içimizdeki Batı hayranlarıydı. Darbelerle, yönetenleri öldürerek, boğazlayarak, hapse atarak, sürgüne göndererek Avrupalı devletler aşkına bir cihan imparatorluğunun parçalara ayrılmasına neden oldular. Eğitim için gittikleri Batı başkentlerinde Mason localarında devşirilen ve ülkesinin düşmanı haline getirilen bir güruh oluşturuldu. Kılıç sallamadan Osmanlı cihan imparatorluğunu halledebileceklerini gördüler. Devşirilmişlerin tamamı ittihatçıydı. Yani Batı hayranıydı. Onlara göre Batılı olmak yeterliydi. Örneğin İttihat ve Terakki'nin kurucularından Abdullah Cevdet, Batılılaşmayı tam ve koşulsuz bir teslimiyet olarak savunuyordu. "Tek bir medeniyet vardır, o da Avrupa medeniyetidir. Bunu ya gülümseyen bir yüzle kabul edeceğiz ya da ağlayarak cebren kabul edeceğiz." diye bağırıyordu. "Avrupa'nın kültürünü hatta yaşam tarzını da aynen almalıyız" diye çığlık atıyordu. Bu ittihatçılar içinde "Avrupa gibi medeni olmak istiyorsak resmi dinimiz Hıristiyanlık olsun" diye nara atanlar bile vardı. Kılıçzade Hakkı diye biri vardı "Avrupalılar gibi giyinmeliyiz" diye kendini yırtıyordu. Cemil Cem diye bir çizerin karikatürlerinde Osmanlı insanı çoğunlukla "Uyuyan,afyon yutmuş veya sırtında koca bir bürokrasi yükü taşıyan HASTA ADAM" olarak çizilmiştir. O yüzden batı hayranı İttihatçılara destek veriyor ancak umut bağladıkları sözlerini tutmayınca yerden yere vuruyordu. Osmanlı'yı Hasta Adam haline getirenlerin bu Batı hayranı İttihatçı kafalar olduğunu göremiyordu. Darbelerle, iktidarı ele aldıklarında da ülkeyi savaşlara sokarak bitap hale getirdiler. Onlar sayesinde Avrupa'nın çakallarına av peşinde koşma gereği bile kalmadı. Üç kıtadaki imparatorluğu bu ittihatçı kafalar altın tepsi içinde sundu o çakallara. Baha Tevfik gibi bir devşirme "Bizim için tek kurtuluş yolu, Batı'yı olduğu gibi taklit etmektir. Doğu'nun ahlakı da, ilmi de, felsefesi de çürümüştür. Devleti komaya sokan hasta eden bunlardır" diyordu.

İttihatçıların kurucularından doktor Rıza Nur "Kanseriz kanser" diye haykırıyordu. İttihatçıların çok sevdiği Celal Nur İleri adlı gazeteci "Batı'nın hukuk ve teknik sistemine eksiksiz geçilmezse hasta ölecek" diye yaygara koparıyordu. İttihatçı yazar Süleyman Nazif "Komadayız" diye hıçkırıyordu. Batı hayranı ittihatçıların tamamı bu söylemlerle darbeler yapmışlar, yönetimi ele geçirince de Osmanlı'yı batırıp parçalara ayrılmasına yol açmışlardı.Kendileri virüstü ama "Osmanlı hasta" diye bağırıp sesleri gür çıkan güruhtu. Aradan 100 yıl geçti. İttihatçıların komaya sokup parçalara ayırdığı imparatorluğun torunları bugün dedelerinin at koşturduğu coğrafyada hasretle kucaklanan bir devlet, bir lider haline geldi. Bugün İsrail saldırılarına maruz kalan Lübnan'dan bile "Osmanlı'nın varisi Türklerdir. Biz Türkiye ile kucaklaşmak istiyoruz" feryatları yükselmeye başladı. Libya'dan Suriye'ye, Afrika ülkelerinden Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkaslara kadar her yerden aynı çığlıklar duyuluyor artık. Gönül coğrafyamız ve mazlum milletler, artık sadece Türkiye'nin liderliğinde huzur ve barışın geleceğine inanıyor. Osmanlı'yı yıkan emperyalist güçler ve onların maşası ittihatçı hainler, Jön Türkler, imparatorluğu HASTA ADAM ilan edenler bugün yaşasaydı ibretlik bir durumla karşılaşırdı. Çünkü günümüzde artık o çok sevdikleri İngiltere ve tüm Avrupa ülkeleri dahil Batı'nın tamamı hasta duruma düştü. The Economist dergisi, Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) analistleri ve Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW) Başkanı Moritz Schularick gibi ekonomistler Almanya'yı hasta adam ilan etti. İngiliz muhalefeti, Financial Times köşe yazarları ve Avrupalı iktisatçılar "Britanya artık hasta adam" diye gırtlak yırtıyor. BBC analizleri, Morgan Stanley ekonomistleri ve Alman basını "Fransa hasta adam" diye bağırıyor. ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi analizcileri, küresel fon yöneticileri ve Draghi Raporu gibi AB'nin rekabet gücünü eleştiren raporların müellifleri "Maalesef AB Hasta Adam" diyerek tellala döndü. Osmanlı'nın küllerinden doğan Türkiye ise hem içindeki hainleri hızla temizleme sürecine girdi hem de her geçen gün askeri-ekonomik ve siyasi-diplomatik gücünü artırarak Küresel Güç olma yolunda dev adımlar atıyor. Bütün dünyada etkili bir CAZİBE EKSENİ haline geliyor. Maşallah Maşallah diyelim.