Ama İstanbul Adliyesi önünde yaşanan Can Dündar'a saldırı olayı, çok acemice kotarılmış bir aksiyon sahnesine benziyor.
Öncesi ve sonrası ile bağlantısız olması yanında, başarısız bir sahne...
Ancak olayın tümündeki ve ayrıntılardaki tuhaflıklara rağmen, senaryonun boşa gitmemesi için olacak, birileri olayla ilgili gevezeliklerini sürdürüyorlar.
Hedef gösterildiklerini, kişinin azmettirildiğini, olayın organize olduğunu... filan söylüyor ve bu arada olayı Cumhurbaşkanımızla ilişkilendirebilme yolları arıyorlar.
Ayrıntılara dikkat çekerek, olayın aşırı derecede tezgah koktuğunu söyleyenler oldu.
Ancak dikkat çeken detaylara tekrar bir göz gezdirip, birilerine oluşturmaya çalıştıkları algının tutmayacağını hatırlatmakta fayda var.
Acele ile ve acemice hazırlanmış bir senaryonun, herhangi bir prova yapma imkanı olmadan sahnelenmiş olması ile karşı karşıya olduğumuz hissini silebilmeleri zor.
Çünkü olayla ilgili görüntüler çok açık ve algı inşasına müsait değil...
Elindeki silahla Can Dündar'a yönelen kişinin silahını yere doğru tuttuğu aşikar.
Silahlı kişiye müdahale eden milletvekili adamın boynuna sarılıp sağ elini tutarken, kişinin silahı sol eline aldığı ve öylece durduğu da çok açık.
Elinde silah olan kişi, kendisini tutanların elinden sıyrılarak kaçmaya niyetlenebilir ve görüntüye bakılırsa bunu yapabilirdi de rahatlıkla.
Bunu yapmak yerine, yapması gereken her neyse onu yapıyormuş gibi, sakin sakin olacakları bekliyor.
Kahraman olduğuna karar verilen eş de, bir eliyle silahlı kişinin ceketine yapışmış, diğeriyle de fotoğraf çekiyor...
Evet evet, fotoğraf çekiyor. Böyle bir manzara bir daha ömür boyu karşıma çıkmaz diye belli ki...
Gazetecilik refleksi mi?..
Kahraman kadın refleksi, eşine yönelik bir saldırıya mani olmak için harekete geçmeyi gerekli kılar ve takdire layıktır şüphesiz.
Ama hepi topu 30 saniyeyi bulmayan bir akış içerisinde, o arada silahını serbest olan sol eline almış kişinin cep telefonu aracılığıyla fotoğrafını çekmesine ne diyeceğiz?.. Gazetecilik refleksi mi?..
Bu olayın en sakil yönü, güya Dündar'a yönelik bir saldırıda bulunmak amacıyla silahını çeken kişinin orada bulunan milletvekili ve Dündar'ın eşi tarafından durdurulması sonrası yaşanan şey:
O kişinin sağ eli ve boynundan yakalandığı sırada, rahatlıkla sol eline geçirdiği silahı ile öylece, sakin bir şekilde beklemesi...
Ve polis olaya müdahale edince silahını yere bırakıp, biraz açılarak ve bu arada üzerinde başka silah olmadığını göstermek amacıyla ceketini kaldırıp belini gösterdikten sonra yere yatması.
Bu durumda, sorulması gereken temel soru şu:
O kişi hakikaten Can Dündar'a bir şey yapmak için mi oradaydı, yoksa bir şey yapıyormuş gibi gözükmek için mi?..
Sonunda mahkumiyet çıkan duruşmaya ara verildiği sırada yaşanan bu olaydan hareketle, olup bitenleri gözlerden saklamak ya da mağduriyet havası mı oluşturulmak isteniyor, bilmiyoruz.
Ama polis işin üzerinde çalıştığına göre, yakında öğreniriz...