Haberi görünce izzeti milliyesi olan her Türk gibi benim de canım oldukça sıkıldı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Finlandiya büyükelçiliği ile işbirliği yaparak Ankara'da öğrencilere 750 tane reflektörlü bileklik dağıtmış. Kendince siyaset yapıyor. Malum ülkemiz bir süredir kış saati uygulaması gerçekleştirmiyor. Yani kışın saatleri bir saat geri almıyor. Öyle olunca da erken saatlerde okula giden çocuklar, işe gidenler daha hava aydınlanmadan evden çıkıyor.
İktidar bu yolla ciddi bir enerji tasarrufu sağlandığı söylüyor. Söylemekle de kalmıyor bunu rakamlarla ortaya koyuyor. Doğrudur enerji tasarrufu sağlanıyordur ama ben yine de bu uygulamdan memnun değilim. İnsan sadece maddeden oluşan bir varlık değil; zihni, duyguları, düşünceleri var. Maddeden tasarruf sağlansa da uygulamanın karanlıkta evden çıkıp işe, okula gitmek zorunda kalan insanlara psikolojik ve duygusal zararları olduğu kanaatindeyim.
Mansur Yavaş da belli ki buna karşı. Kendince parlak bir iş yaptığını düşünüyor. Ankara'da okula giden çocuklara reflektörlü bileklik dağıtarak daha hava aydınlanmadan evden çıktıklarına dikkat çekiyor. İyi, güzel, tamam… Eminim kendisini destekleyen kitle çok beğenmiştir, mutlu olmuştur.
Ama Finlandiya büyükelçiliği ne alaka, orasını çözemedim. Acaba dedim bu bileklikler çok mu pahalı. Öyle ya belki sponsor gerekir. Şöyle bir fiyat araştırması yaptım. 10-15 liraya perakende satılıyor. 750 tanesinin fiyatını varın siz hesap edin. Sonra biraz da Finlandiya hakkında araştırma yaptım. Nüfusu 5 milyon, yüzölçümü 338.440 km2. Nüfusu bizimkinden kat kat az, yüzölçümü yarısından biraz eksik. Dünyada toplan 94 tane dış temsilciliği yani elçiliği var. Bizimkinin sayısı 257; neredeyse 3'e katlamışız. Dedim acaba bu Finlandiya çok mu zengin bir ülke; milli gelirler aşağı yukarı aynı. Yani 750 tane bileklik için başkentimizin belediye başkanının yardım isteyeceği bir ülke değil Finlandiya. Kaldı ki bizim böyle bir yardıma ihtiyacımız yok.
Araştırmaya başlamışken Finlandiya'da güneşin saat kaçta doğduğuna da bir bakayım dedim. Ankara'da malum bu mevsimde 8 civarında hava aydınlanıyor. Sıkı durun; Mansur Yavaş'ın zaafından faydalanıp çocuklar karanlıkta yola düşüyor diye bizim ülkemizde bileklik dağıtan Finlandiya'da güneş bu mevsimde saat 9:20'de doğuyor. Bunu da öğrendikten sonra bu iş baya bir canımı sıktı. Gitsinler çok meraklılarsa güneşin 1 saat daha geç doğduğu kendi memleketlerinde bileklik dağıtsınlar diye söylenmekten kendimi alamadım.
Aklıma geldi, Hariciye mensubu bir ahbabımı aradım. Ben bu muameleyi kabul edemiyorum. İzzeti milliyeme dokunuyor. Canım sıkılıyor. Bak Finlandiya'da güneş daha geç doğuyormuş. Bizim oradaki elçiliğimiz de oranın belediyesi ile işbirliği yapıp orada bileklik dağıtsın dedim. Olmaz dedi, kabul etmezler. Hatta bunu bir hakaret olarak kabul ederler. Eğer bu bir gereklilikse kendi imkanlarımızla çözeriz diye cevap verirler, dedi. Vaziyet aşağı yukarı böyle… Varın gerisini siz düşünün…