EZELDEN beri Türkiye'de sivil siyaseti itibarsızlaştıracak hiçbir fırsat kaçırılmaz. Haberlerden televizyon dizilerine, köşe yazılarından karikatürlere kadar siyasetçiler her zaman ahlaksız, namussuz ve düşkün olarak sunulur topluma. Siyasetçiye en fazla itibar suikastı yapıldığı alanlardan bir tanesi de milletvekili maaşı meselesidir. Son günlerde yine gündemde; emeklilikleri, aldıkları maaş zamları konuşuluyor.
Bildiğim kadarı ile çeşitli şartlara göre değişkenlik göstermekle birlikte aylık 70-80 bin bandında bir maaş alıyor milletvekilleri. Kabaca asgari ücretin 10 katı diyebiliriz. Bu oran gerçekten birilerine yüksek gelebilir.
Öğretmenin şu, doktorun bu kadar maaş aldığı bir ortamda bu maaş fazla değil mi diye samimi itirazlar yükselebilir.
Ancak meselenin bir de diğer boyutu var; neden bu ülkede bürokratların maaşı hiç konuşulmaz. Bir genel müdür ne kadar maaş alıyor bilenimiz var mı? Milletvekilleri yasama yetkisini millet adına kullanıyor. Peki millet adına yargı yetkisini kullanan hakimlerin ne kadar maaş aldığını biliyor muyuz? Haydi daha sıcak bir alana elimizi uzatalım; generaller ne kadar maaş alıyor mesela? Emekli olduktan sonra faydalandıkları haklar neler? Görevde iken kendilerine sunulan lojman, araç, şoför gibi avantajlar neler? Ben işini doğru yapan, siyasete müdahale etmeyen namuslu komutanlarımızın hiçbirinin aldıkları maaşı fazla görmem. Keşke imkan olsa 2-3 katını alsalar. Hatta yaptıkları iş sanki para karşılığı yapılacak bir işmiş gibi bu konuların uluorta konuşulmasını bile hoş görmem. Anlatmak istediğim şu; milletvekillerinin suçu ne?
Milletvekilinin seçmeni Anadolu'dan gelir, doğru vekilini bulur. Vekil ona mutlaka bir yemek yedirmeli. Bizim geleneğimizde devlet kerimdir, ikram eder. Burası çok şükür bir İskandinav memleketi değil. Bizler imparatorluk varisi insanlarız, devletimiz de öyle vekilimiz de! Seçmenine bir yemek yedirmesi lazım. Hasta getirdiyse derdiyle ilgilenmesi lazım. Yerine göre cebine harçlık koyup, geri dönüş parasını vermesi lazım.
Bunlar büyükşehirlerde yaşayanlar için anlaması zor, alışık olmadığımız durumlar olabilir, ancak bu toplum kendi yaşadığımız çevreden ibaret değil. Yeri gelecek seçim bölgesinde bir düğüne, sünnete, cenazeye katılacak. Hediye takmamak, eli boş gitmek olmaz. Sonra arkasından tefe koyup çalarlar, koskoca vekil olmuş eli boş gelmiş diye.
Önünü kesip derdini anlatanın derdine çözüm bulamasa da eline avucuna bir şeyler sıkıştıracak.
Beğenmeyebilir, eleştirebilir, retorik kasabilirsiniz ama siyasetin gerçekleri bunlar.
Adını veremem; tanıdığım bir eski milletvekili var. Başkaca bir geliri yok; iş takibi vesaire yapmaz.
Kimse ile maddi bir ilişkisi yoktur.
Vekil olmadan önce de sonra da lüks bir yaşantısı olmadı. Ortalama bir apartman dairesi, ortalama bir arabası vardı. Vekillik yaptığı müddetçe en çok dert ettiği şey geçinememekti. Vekil olmadan önce aylık gelirim daha düşüktü ama ailemin ihtiyaçları dışında masrafım yoktu, daha rahat geçiniyordum, diye dert yanardı haklı olarak.
Milletvekillerini siyaseten eleştirebiliriz. Hatta bir çoğunu yetersiz bulabiliriz. Daha nitelikli insanların milletvekili olmasını isteyebiliriz. Bu eleştirilerin hepsine katılırım. Ancak milli iradeyi temsil eden bir kaç yüz kişinin maaşını dönüp dönüp konuşmak siyaseti itibarsızlaştırmaktır.