FARKINDA mısınız bilmem uzun süredir ne kendisini destekleyenler ne de karşı çıkanlar CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na şaşırmıyor. Pek özenilecek bir özellik değil ama Kemal Kılıçdaroğlu kendisine şaşırılan, hayret edilen sınırı çoktan geçti. Ya da bir diğer ifadeyle seçmeni onun rasyonel tepkiler vermesini beklemekten çoktan vazgeçti.
Ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin normal karşılanıyor. Bir başkası yapsa günlerce konuşulacak, eleştirilecek, mizah konusu olacak şeyler Kılıçdaroğlu yaptığında kayıtsızlıkla karşılanıyor.
Son örneğini CHP'nin vizyonu toplantısında gördük.
Bir aday düşünün; partisi tarafından destekleniyor olsun. Üstüne seçmen de desteklesin. Kamuoyu tarafından seçimin favorileri arasında sayılsın. İşte böyle bir aday Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı gibi bir vizyon toplantısı yapmış olsa emin olun desteği azalmaya, grafiği aşağı doğru inmeye başlardı.
Kılıçdaroğlu böyle bir aday değil; ne partisi tarafından destekleniyor ne de seçmen ona oy vermek istiyor. Aklı başında hiç kimse kendisini 2023 seçimlerinin favorisi de saymaz. Bu kadar kötü bir haldeyken bir vizyon toplantısı tertip ediyor ve o vizyon toplantısında ülkenin ekonomisini emanet edeceğini söylediği danışmanlar toplantıya katılmaya dahi tenezzül etmeyip uzaktan görüntülü bağlantı gerçekleştiriyor.
Evet normal bir siyasetçi tam da bu noktada çok ciddi bir sorunla yüzleşirdi. Kıyasıya eleştirilir, beceriksizlik ile itham edilir, toplumsal desteğini kaybederdi. Ancak Kılıçdaroğlu o eşiği aştı; kamuoyu ondan zaten makul hareket etmesini beklemiyor. Yani bu anlamda o artık "normal" bir siyasetçi değil. Kılıçdaroğlu da bu durumun avantajını kullanıyor. Kendisine vizyon toplantısındaki uzaktan bağlantı garipliği sorulunca hiç istifini bozmadan "halkımız uzaktan bağlantı teknolojisini görsün istedik" cevabı verebiliyor.
Kılıçdaroğlu mantıklı konuşması gerekmediğini, seçmeninin ondan harikalar yaratmasını istemediğini, hiçbir zaman ülkeyi yönetecek siyasetçi olmasının beklenmediğini biliyor.
Onun görevi "Erdoğan'ı devirmek". Bu hedefe giden işler yaptığı müddetçe her türlü garipliğe, tutarsızlığa, çelişkiye, mantıksızlığa hakkı var. Adeta ona "sen muhalefet et, konuş sorun çıkar. gerisini dert etme!
Ne yaptığın önemli değil" denmiş gibi. Kılıçdaroğlu da bunun farkında. Kendisinden makullük, mantıklıklık beklenmediğini pekala biliyor ve bunun rahatlığıyla hareket ediyor.
Son aylarda Kılıçdaroğlu bir başka şey de yapıyor;
Cumhurbaşkanı adayı olmak istiyor. Ancak ciddi bir hesap hatası içerisinde. Her türlü potunun, garipliğinin, tutarsız hareketinin mazur görülmesinin kendisinin Cumhurbaşkanı adayı olarak da destekleneceği anlamına geldiğini zannediyor. Halbuki kendi tabanındaki desteğini buna yorumlaması çok büyük hata. Kılıçdaroğlu'na kendi tabanının biçtiği elbise Erdoğan'a muhalefet etmek. Bunun için de ona mantıklı hareket etmesini beklemeyecek kadar büyük bir kredi açtılar. Ancak Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı elbisesini giymeğe kalkarsa iş değişir. Hep altılı masanın ona bu elbiseyi giydirmeyeceğini konuşuyoruz ama iş altılı masaya kalmadan kendi partisi içinden de itirazlar yükselebilir. Bekleyelim görelim...