CANLI YAYIN

Hayvansever ama insana düşman!

Eklenme Tarihi 14 Mart 2022

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

GÜN geçmiyor ki bir sokak köpeği saldırısı haberi almayalım.
Yaralanan, ölen, ameliyata alınan, köpekten kaçarken kamyon altında kalıp uzuvları kopan insanlar... Bunlar haberlere yansıyanlar. Bir o kadar da birkaç ısırıkla ucuz atlatılan vaka var.
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde konuyla ilgili çok net bir talimat verdi. Sokak köpeklerinin barınaklarda hem daha iyi şartlarda hem de insanlara zararı dokunmayacak şekilde yaşaması gerektiğini söyledi.
Anlaşılan bazı belediyeler Cumhurbaşkanı'nın talimatının gereğini yerine getirmekte biraz ağırdan alıyorlar. Nedeni ise sesi çok çıkan azınlığın tepkisinden çekinmeleri. Lafı eğip bükmeden açıkça konuşmak lazım. Türkiye'de sahte bir hayvan duyarlılığı var. Hayvanları sevdiğini iddia eden kişiler faşizme varan bir davranış içerisindeler. Sokak köpeği sorununu dillendirdiğiniz andan itibaren sizi hayvan sevmemekle, vahşi ve vicdansız olmakla itham ediyorlar. Tam da bu nedenle hemen herkes sokak köpekleri ile ilgili bir cümle kurmaya korkuyor.
Konuşmaya başlamadan önce kendisinin aslında nasıl bir hayvansever olduğunu açıklamak ihtiyacı hissediyor.
Dedim ya, bu duyarlılığın sahte olduğunu düşünüyorum. İnsanı sevmeyen, insana saygı duymayan hayvanı sevemez. Muhatabına bağıran, sokak köpeklerini toplayan belediye işçisine küfreden, saldıran, sokak köpekleri barınaklarda yaşamalı diyenlere hakaret eden bir insanın hayvan seveceğine ihtimal vermem.
Onlarınki olsa olsa kendi vicdanlarını rahatlamak için takındıkları sahte bir duyarlılık olur. Belediyecilerimizin hele hele AK Partili olanların bu sahte duyarlılığa pabuç bırakmamaları gerekiyor. Pabuç bırakmamalılar çünkü insan doğru bildiğini yaparken şamatacıların çok çıkan sesine kulak asmaz. Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi hayatı bunun sayısız örnekleri ile dolu.
Doğru olan sokak köpekleri sorununa çözüm bulmak, hem hayvanların hem de insanların zarar görmeyeceği uygulamaları devreye koymaktır.
Bunun yolu da barınaklardan geçiyor.
Ayrıca sözde hayvanseverlerin kuru gürültüsüne pabuç bırakmamak siyaseten de kazandırır. Bir avuç mutlu azınlık istediği kadar yaygara yapsın. Toplumun büyük çoğunluğu sokak köpeklerinden mustarip. Bu sorunu çözmek için inisiyatif alan yerel yöneticinin yaptığı iyiliği unutmaz.
Belki sesi sahte hayvanseverler kadar çok çıkmaz ama günü geldiğinde desteğini sandıkta gösterir. Artık bu saçmalık dursun! Hiçbirimiz sahte hayvanseverleri memnun etmek, onları aslında bizim de hayvanları sevdiğimize ikna etmek zorunda değiliz. Sokaklarda çoluk çocuğumuzun köpek saldırısına uğramadan rahat rahat çocukluklarını yaşayabilmeleri, okula gidebilmeleri, bisiklet sürebilmeleri için bir avuç şamatacının insafına bekleyecek değiliz.