CANLI YAYIN

Kafalar Karışık

Eklenme Tarihi 18 Mart 2022

Sosyal medyada muhalif düşüncedeki kişilerin neler konuştuğunu takip etmeye çalışıyorum. Sadece popüler olan etiketlere ve konulara değil sıradan kullanıcıların yazıp çizdiklerine, kendi aralarındaki tartışmalara da kulak kabartıyorum. Muhaliflerin geneli daha önce çok örneğini gördüğümüz sahte özgüveni devam ettiriyor. Türkiye'de iktidar değişiminin artık bir zamanlama meselesi olduğunu düşünüyorlar. Zamanında ya da erken seçim olduğunda kazanacaklarından oldukça eminler. Öyle ki hem iktidara "neden sandığı getirmiyorsun?" diye efeleniyorlar hem de iktidarın "kaybetme korkusu" ile baskın seçime gideceğini söylüyorlar.

Bir de kafası karışıklar var. Aslında onlar da muhalefetin yükselişte olduğunu düşünüp mutlu oluyorlar ama oy toplamak için benimsenen tutumdan da rahatsızlar. Rahatsızlık konuları CHP'nin muhafazakarlara karşı tutumu. Mesela vitrin mankeni olarak başörtülülerin ön plana çıkartılmasından rahatsızlar. Keza CHP'nin seçmene yaranmak kaygısı ile laiklikten, rejim krizinden, irticadan bahsetmiyor oluşu morallerini bozuyor. Mustafa Kemal en dertli oldukları mesele. Partilerinin adını anmaktan dahi imtina etmesi yüreklerini yakıyor.

CHP'yi eski CHP olmamakla eleştirenlere teselli diğerlerinden geliyor; "CHP eski politikalarını biz de özlüyoruz. Ama onlarla oy alamadığımızı gördük. Artık değişmek lazım. Hele bir iktidar olalım, ondan sonra bildiğimizi okuruz". Anlayacağınız CHP'nin takiyye yapıp geniş toplum kesimlerine şirin gözükme çabasından rahatsız olanlarla, takiyyenin gerekli olduğunu düşünenler arasında telaşlı bir diyalog ilerliyor. Biri diğerini ikna etmeye çalışıyor.

Ne garip… Bir kişi de çıkıp "siz ne saçmalıyorsunuz?" demiyor. "CHP'nin eski politikaları başörtüsü yasağıdır, muhafazakâr insanları dışlamaktır, dindarlara eziyet etmektir, bu toplumun değerleri ile kavga etmektir. Biz bunları taktik icabı, takiyye yaparak değil gerçekten reddetmeliyiz" itirazına rastlamadım. Kafa karışıklığı "başörtüsüne karşı olduğumuzu şimdi söyleyelim" diyenlerle "şimdilik susalım, iktidara geldiğimizde nasıl olsa tekrar yasaklarız" diyenler arasında.

Tüm bu tartışmalara baktıkça benim de kafam aksine su gibi berraklaşıyor. İnsanların somut taleplerini ve yaşadıkları zorlukları kesinlikle küçümsemiyorum. Evine ekmek götüremeyen babanın derdi sahicidir, ciddiye alınmalıdır ve siyasetin en önemli meselelerinden birisidir. Toplumun her kesiminin somut talepleri ciddiye alınmalı ve ivedilikle çözüm üretilmelidir. AK Parti toplumun taleplerini duyma konusunda kendini geçmişi ile kıyaslayarak acilen silkinip kendine gelmelidir. Tüm bunları yapmalıdır ki, "başörtüsüne karşı olduğumuzu şimdi mi söyleyelim yoksa seçim sonrasına mı bırakalım" kafa karışıklığını yaşayanlara fırsat vermesin!