Özel hayatı ve polemikleri, Sinan Akçıl'ın Türk popuna yön veren besteci kimliğini unutturmamalıdır. Magazin başka, yıllardır ürettiği ve iz bırakan müzik adamlığı başkadır. Sinan Akçıl'ın toplamda 755 şarkı yazdığı biliniyor. Bunların 600 tanesi ise hit şarkılar.
AMERİKA'DA YAŞASAYDI HEYKELİNİ DİKERLERDİ!
Magazin dünyasında polemik bitmiyor... Bu kez başrolde Ferhat Göçer ve Sinan Akçıl var. Ferhat Göçer'in, Sinan Akçıl için kullandığı "Medya maymunluğu yapmaya başladı" ve "Benim gözümde bir magazin figüründen öte bir şey değil" sözleri, açıkçası bana biraz ağır geldi. Sinan Akçıl da bu sözlere kendine has üslubuyla cevap verdi.
Hatta işi hukuki boyuta taşıyacağını ve kendi imzasını taşıyan şarkıların bundan böyle Göçer tarafından söylenmemesi için avukatlarını devreye sokacağını açıkladı.
BÜYÜK RESMİ KAÇIRDINIZ
Burada bir parantez açmak istiyorum: Ben Sinan Akçıl'ın yaptığı her şeyi savunmuyorum ancak müzik adamlığının tartışmaya açılmasını da doğru bulmuyorum. Çünkü magazin başka, müzik başkadır. Sinan'ın bugün geldiği noktaya sadece magazin haberleri üzerinden bakarsanız, büyük resmi kaçırırsınız. Bu adam yıllardır şarkılar yazıyor, besteliyor, üretiyor ve Türk pop müziğinde ciddi bir iz bırakıyor.
SAYGI GÖRMELİ
Hatta bazen, "Sinan Akçıl 1970'lerde Amerika'da yaşasaydı bugün ne olurdu?" diye düşünüyorum. Barry Manilow, Carole King, Diane Warren gibi isimler şarkı yazarı ve besteci kimlikleriyle nasıl saygı görüyorsa, Sinan'ın da aynı gözle değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Hatta daha iddialı söyleyeyim: Sinan Akçıl Amerika'da doğup büyümüş olsaydı, bugün adına heykel bile dikerlerdi. Bizde ise nedense bir sanatçı magazinde görünmeye başladığında, yaptığı müziği hemen ikinci plana atıyoruz. Oysa bir sanatçının magazinsel olması, müzik yeteneğini ortadan kaldırmaz. Sinan'ın sosyal medyada çok görünmesi, politik görüşleri ya da özel hayatı ayrı bir konudur; besteciliği ise bambaşka bir konudur. Bu kavramları birbirine karıştırmamak gerekir.