Galatasaray Süper Lig'de Göztepe'yi konuk etti. Okan Buruk'un öğrencileri 1-0 geriye düşmesine rağmen karşılaşmayı 3-2 kazandı. Spor yazarları mücadelenin ardından zorlu randevuyu değerlendirdi.
SERKAN KORKMAZ: SADECE OSIMHEN
GÖZTEPE büyük gizemler barındıran bir rakip değil. Göztepe ligin en çok faul yapan ve uzun boy ortalamasına sahip takımı.
Yerden ilerlemek, ikili mücadelelerden kaçınarak, bol pasla oynamak şart.
Dün akşamki ilk yarıda olduğu gibi yandan ortalarla (hem de Barış ve Yunus'la) şansın hayli az.
Sarı-kırmızılı teknik heyetin vasat bir futbolsever kadar dahi rakibini analiz etmediği şüphesi uyandı bende.
Galatasaray kornerden yediği golden önce taçtan yiyordu... Buruk'un öğrencileri Davinson'la bir şans golü bulup, Osimhen'in neden 75 milyon avro ettiğini gösteren pasıyla Sara'yı buluşturduğu topla öne geçti. Ardından yine Osimhen'in kazandırdığı penaltıyı gole çevirmesiyle fark ikiye çıktı. Kendi evinde Çorum'u yenemeyen Cimbom, "taçtan gol yeme" başarısını göstererek maçı yeniden komaya soktu.
Birkaç gün sonra Şampiyonlar Ligi başlıyor ve Galatasaray evinde orta sıra takımlarıyla başa baş oynuyor. Bu endişe verici hâl sadece transferlerin geç gelişiyle açıklanamaz.
Dün akşam Leao transferinin olmadığı ortamda çok ağır tezahüratlar tezahür edebilirdi.
Leao, bir miktar pansuman oldu birikmiş tepkilere.
Neden Leao iyi transfer?
Çünkü Okan Hoca bu tip aşırı duygusal oyuncuları iyi yönetebiliyor.
Çünkü Osimhen'i (kulübede beklemeden) yedekleyebiliyor.
Sorular:
Barış Alper n'olacak?
Sane artık vitesi dörde hatta beşe atabilecek mi?
Batrakov beklenen sıçramasını Türkiye'de gerçekleştirebilecek mi?
Mesela: Sane'yi de yüksek potansiyel hücum hattına kazandırabilecek mi?
Uğurcan ve stoper ikilisi yeniden CL seviyesine erişecek mi?
Beklerden çok fazla umut da yok, yapacak da bir şey yok. CL standardının hayli altındalar. Okan Buruk için en büyük soru işaretiyse orta sahada.
Ortadaki rotasyona minimum bir Salih Özcan (Milan'dan Fofana'nın adı geçiyor) bulunabilecek mi?
ZEKİ UZUNDURUKAN: RUS HAGI CAN YAKAR!
Göztepe bir tuzak takımı. Özellikle savunması uzunlardan kurulu bir ekip. Topu talep eden, topla oynamayı seven bir takım değil. 1,87 boy ortalaması ile havalı bir takım. İşte o Göztepe özellikle maçın ilk yarısında Galatasaray'a tuzak kurup havadan oynamaya mecbur etti. Galatasaray'ın bütün kenar ortalarında Göztepe'nin uzun boylu savunmacıları, topu adeta bir mıknatıs gibi çekip etkisiz hâle getirdi. Yani Göztepe kendi oyununa uydurdu Galatasaray'ı. Galatasaray'ın bu kadar uzun boylu bir takıma karşı havadan oyunu tercih etmesine bir anlam veremedim. Galatasaray, ilk yarıda Göztepe savunmasını bu yüzden aşamadı.
Galatasaray'ın Sallai'nin serbest vuruşundan gelen golü de bir şans golü oldu aslında. Sallai vurdu, önce Rachard Akonnor'a sonra da Davinson'a çarpan top, Göztepe filelerine gitti. Göztepe'nin golü ise adeta 'geliyorum' dedi. İzmir ekibinin üç dakikalık yoğun baskısında Jankat üst üste kurtarışlar yaptı ama sonrasında Göztepe'nin Miroshi ile golü geldi. Okan Buruk, ikinci yarıya başlarken yeni transfer Batrakov'u sahaya sürdü. Galatasaray ikinci yarıya tahrip gücü yüksek bir futbolla başladı. Önce Yunus, sonra da üst üste Osimhen ile Göztepe kalesini şut bombardımanına tuttu Cimbom… Bu net pozisyonlardan gol çıkaramadı, çünkü Göztepe kalecisi Luka Gugeshashvili muazzam kurtarışlar yaptı.