Antalyaspor maçlarında kadro kurarken Mancini adeta "Akıl tutulması" yaşadı. Özellikle Antalya'daki iki düelloda İtalyan hoca rakibi çözme adına ya da şaşırtma adına sahaya kenardan akıl koyamadı. Kadro derinliği olmayan Antalya'nın hocası Samet Aybaba evindeki maçlarda Galatasaray'a karşı aynı oyuncu grubuyla "Kopya" sayılabilecek pozisyonlar üretti. Mancini'nin Antalya'yı hafife aldığı ve dersini iyi çalışmadığı çok belliydi, çünkü Galatasaray savunmasının arasına atılan toplara çözüm üretmek adına müdahale etmedi.
Bursa ve Eskişehir maçlarında oynanan futbol ve alınan farklı galibiyetler İtalyan hocayı da "Antalya'yı nasıl olsa yeneriz" havasına sokmuş.
Eğer Mancini Antalya'yı nasıl yeneceğini düşünseydi böyle bir on birle çıkmazdı. Mancini'yi adaletli davrandığı için alkışladım. Ama Antalya'daki kadro adaletli Mancini torpilli bir kadroydu.
Drogba'nın oyundan çıkarken Tugay'ın elini sıkmamasını nasıl yorumlarsınız?
Drogba sahada heybetli bir oyuncu görüntüsü veriyor. Koşmadan, mücadele etmeden sadece konuşarak, itiraz ederek ve zorlamadan oynayamazsın. Gücüyle dağları deviren Drogba, Boum'la girdiği pozisyonlar güçsüzlükten kaybetti.
Drogba'nın aklı ya sözleşmede ya da Dünya Kupası'nda. Üstelik oyundan çıkarken Mancini'nin elini lütfen sıkması, Tugay'a el uzatmaması ayıp oldu. Yıldız da olsan kötü oynadığını kabul edip çıkmasını bileceksin.
Mancini kadroda rakibi şaşırtma adına değişikliğe gidebilirdi.
Örneğin; Selçuk-Melo ikilisi kart sınırında oldukları ve Beşiktaş derbisini düşündükleri için ikili mücadelelere girerken hep ürkek davrandı.
Bu ikilinin kart endişesi G.Saray'ın dikine gitmesine ve hücumda zenginlik yaratmasına engel oldu.
Mancini Yekta, Veysel, Emre Çolak üçlüsünden ikisini kullanıp Selçuk-Melo ikilisini kulübede tutabilirdi.