Futbol adına sahada ne ararsan vardı. Heyecan olarak kalp durduracak kıran kırana geçen mücadele top iki kalede adeta mekik dokudu.
Kaleciler Onur ile Muslera resmen kalelerinde devleşti. Seyirci bir dakika susmadığı gibi maçın heyecanından yerine bile oturmadı. İlk yarım saatte Trabzonspor etkiliydi.
Galatasaray sistem değişikliğinin etkisiyle bocaladı. Mancini'nin hala sistemle ilgili arayış içinde olmasına şaşırıyorum. Biz tam 3-5-2 Galatasaray'a oturdu derken, Mancini Trabzon karşısına Galatasaray'ı 4-3-2-1 düzeninde çıkardı. Bir hoca oyuncularının hala nerede nasıl oynayacağını ezberlemez mi? Savunmanın önündeki üçlünün göbeğinde Yekta, sağında Melo, solunda Selçuk oynayınca Galatasaray, geniş alanda oynayamadığı gibi kanatlardan da hücum edemedi.
JUVE MAÇI GİBİYDİ!
Selçuk hafta içinde, "Biz çok iyi bir takımız. Kafaca konsantre olduğumuz her maçı kazanırız" demişti. İkinci yarıda Juventus maçının ikinci yarısını hatırlatan bir Galatasaray izledik. Basan, koşan, pres yapan, hücuma etkili ve hızlı çıkan, fizik gücünü sahaya tam yansıtan Galatasaray, Trabzon kalesinde müthiş pozisyonlar buldu. Sneijder'in performansı göz kamaştırıcıydı. Hollandalı çok koştu, çok çalıştı, müthiş şutlar attı. Riera aklını ayaklarına taşıyarak oynarken soldan etkili
bindirmeler de yaptı.
ONUR KIVRAK farkı engelledi!
GALATASARAY farklı kazanabilirdi ancak Sneijder'in, Drogba'nın, Yekta'nın, Selçuk'un vuruşlarında Onur olağanüstü kurtarışlar yaptı. Drogba bile rekor sayılacak 14 şutu kurtaran Onur'u kutladı..
Muslera da, Henrique'nin yere doğru vurduğu kafa şutunu "kedi" çevikliğiyle kurtarırken resmen Galatasaray'ı kırılma noktasından
aldı.
Maçı 3 cümle ile özetlersek
1) Futbolda "Atan da tutan da iyi olmalı" kuraldır. Muslera tuttu, Burak attı. Onur dünyaları kurtardı ama Trabzon atamadı..
2) Galatasaray zirveden kopmamak adına çok kıymetli bir üç puan aldı.
3) Ben Hem G.Saraylı hem de Trabzonlu futbolcuları verdikleri keyiften dolayı kutluyorum.
Hepsinin ayağına sağlık..