Bir gerçek var ki; Süper Final'de Galatasaray Arena'da kaybettiği Fenerbahçe maçının dışında her şartta saygı duyulacak takım havasında değildi. Çünkü "Biz" diye düşünen takım refleksini kaybettiler. Bu yüzden Arena'da Trabzon'u yenemediler, Beşiktaş önünde 2-0 öne geçtikleri maçı 5 dakikada yedikleri iki golle berabere bitirdiler. Quaresma, Almeida, Pektemek ve Holosko 2. yarı kaçırdıkları gollerle Galatasaray'a hayat (!) verdiler. Galatasaraylı oyuncular Fenerbahçe maçında akıllarına bile getirmedikleri berabere kalmanın kıymetini nihayet Beşiktaş maçının sonlarında akıl edebildiler. Neden mi? Galatasaray'ın maçı berabere bitirmesi ve elinde tuttuğu yarım puan belki de şampiyonluk getirecek. Puan eşitliğinde avantajı kaybedeceği için Kadıköy'e gitmek Galatasaraylı oyuncularda baskı ve stres yaratabilirdi. Bu burun farkı avantajı akıllı oyuna dönüştürecek doğru analizler ve doğru oyuncu seçimleri yapmak gerekir.
Haftaya nasıl bir maç bizi bekliyor?
Bir hafta içinde Galatasaraylı oyuncular Süper Final'de sahaya yansıtamadıkları takım ruhunu, takım yardımlaşmasını dilerim yakalarlar. Fatih Hoca da öncelikle oyuncularını zihinsel yorgunluktan arındırmalıdır. Futbolda strateji, doğru motivasyon, sakinlik ve sabır mücadele kadar önemlidir. Galatasaraylı oyuncuların yapısı, tecrübesi bu özelliklere bürünecek kapasitededir. Sonuçta; yayıncı kuruluşun gönlüne göre oldu. Dualar edilen final Kadıköy'e kaldı. Dilerim kimsenin burnu kanamaz, Türk futbol tarihine geçebilecek sıkıntılı bir derbi yaşanmaz.