Beşiktaş'a karşı temel oyun planlarını orta sahayı kalabalık tutup, hem defansı ilerde kurmak ve burada top kapıp hızlı adamlarıyla kontratak arama üzerine kurmuşlardı.
Beşiktaş ise klasik olarak Quaresma'nın kestiği toplar ve Oğuzhan'ın araya ve arkaya top atmasıyla gol atmayı düşünüyordu. Forvetteki durumu bu iki oyuncunun performansı belirleyici oluyor. Bu yetersiz hücum planında tek sürpriz Aboubakar'ın kişisel çabasıyla top götürmesi veya şut atması olabilirdi. Penaltı atmak için sahada duran Cenk'ten zaten hayır yok. Cenk hep buydu zaten.
Bu kez penaltı da attırmadılar.
Gökhan İnler veya Necip'in yerine Tolgay'ı koyduğunuz zaman orta sahayı verir ve çok atak yersiniz. Rakip her topta ceza sahasına geliyor. Stoperler de ağır ve başta melekelerini kaybeden Rhodolfo olmak üzere iyi olmadığı için Beşiktaş her an gol yiyebilir durumda.
Bu dirençsiz duruma ek olarak Tolgay hücumda da hiç bir katkı yapmıyor. Liverpool maçı sonrası bir şutunu da görmedik.
Gökhan İnler girince hem orta saha güçlendi hem de uzun toplarla takımı rahatlattı.
Penaltı ve sonrasında da Aboubakar'ın gole giderken verilen el kararları yanlıştı.
Asıl penaltı ise Beck'in düşürülmesiydi.
Takıma ara transfer yapılacak belli ve çok da gerekli ama ben ayrıca başka bir şey önereceğim. İlk söyleyen kötü olur ama yol yakınken Beşiktaş için söyleyeyim. Devre arasında Şenol Güneş ile Rıza Çalımbay, artı Cenk yerine Eto'o veya Ersun Yanal ile artı Tolgay yerine Mehmet Ekici takası Beşiktaş'a ilaç gibi gelir.
MAÇIN EN iYiSi ABOUBAKAR
Attı, attırmaya uğraştı ve çok çalıştı.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ TOLGAY RHODOLFO CENK
Üç futbolcu da sahada birbirinden kötüydü.