UEFA tarafından haftanın oyuncusu seçilen
Quaresma geçen maçta oynadığı yerde yani sağ kanatta maça başladı. Bundan doğal bir şey de olmazdı ama üç-beş dakika sonra
Gökhan o kanada geldi ve Quaresma sol tarafa zorunlu sürgüne gitti. Neden? Çünkü Gökhan o tarafta oynamayı seviyor. Neden? Çünkü o zaman şut atabiliyor. E peki ya Quaresma? Onu da geçtim ya takım? Olsun, yeter ki Gökhan sahada istediği yerde oynasın hatta ortada bile dolaşsın. Quaresma Beşiktaş'ın üvey oyuncusu mu? Beşiktaş her zamanki gibi ilk yarıda
"saldım çayıra mevlam kayıra" düzeniyle oynadı. Bu arada şanslı olduğundan ve Bursa'nın Cuenca aracılığıyla hedef seçtiği İsmail'in iyi oyunu nedeniyle gol yemedi. Bir diğer fark da
Gomez'in pozisyona girip goller kaçırmasıydı ki bu alışık olmadığımız durum
"Mutemet" Gomez'e yakışmadı doğrusu. Şenol Güneş klasiği olarak devre arasında bir kez daha aydınlanma yaşandı. Bir diğer klasik olan Sosa-Oğuzhan uyumsuzluğuna ilaç olarak Necip girdi. İlk yarı çöpe atılıp yine 2. yarıdan maça başlandı.
DENGELERİ OĞUZHAN BOZDU
Bursaspor yeni ve geç kurulduğu için rengini alması, demlenmesi de geç oldu. Gitgide toparladı ve uyumsuz topluluktan gelerek tehlikeli takım oldu.
Beşiktaş'ın temposu karşısında yorulana kadar iyi oynadı. Ondan sonra da beraberliğe razı olmuştu ki
Oğuzhan'ın nefis golü geldi. Maçın hakkı da doğrusu beraberlikti.
Oğuzhan ön libero değil forvet arkası oynamalı demiştik. Aksi durumda hem dirençsiz oluyor hem de hücum gücü zayıflıyor. Serdar Aziz, Rhodolfo, Faty, Advincula, Necip sahanın iyileriydi. Zor maçı
Mete Kalkavan iyi yönetti. Josue hariç futbolcular da iyi niyetliydi.
MAÇIN EN iYiSi İSMAİL KÖYBAŞI
Bursaspor'un hücum planını bozan isimdi.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ MARIO GOMEZ
Kaçırdığından başka ayağında top da tutamadı. Dün gece kötüydü.