Bugünkü
Takvim
  • 27 Ekim 2015, Salı

Mario Gomez'den rol çalmayınca

Antalyaspor, her maçı alabilecek ve verebilecek istikrarsız bir takım. Bir gece önce Fenerbahçe'nin yaptığı gibi orta sahada sert oynarak rakibini yıldırarak durdurmayı düşünerek maça başladı. Hakemin çok doğru sarı kartları bu anti-futbol planını bozunca Beşiktaş kendi topunu oynamaya başladı. Haftalardır çok kötü ilk yarılar oynayan Beşiktaş'ın bu kez baskılı ve iki gollü ilk yarı performansının en önemli nedeni, sürekli top kaptırarak kanatları felç eden ve çok fazla top tutarak gaza basan takımın takozu rolündeki Gökhan Töre'nin olmamasıydı. Kötü bir Gökhan'sız takımın daha iyi olduğu kesin. Beşiktaş, kanattan top getirdiği zaman gol buluyor. Gomez'in varsa, böyle oynayacaksın. Maceraya ve Gomez'den rol çalmaya gerek yok. Altın cevherini işleyeceksin. Gomez büyük bir kalite

HIZLI OYNAMALI
Söylemiştik: Beşiktaş, Formula-1'de yarışacak kadar çok hızlı bir araba. Yavaş oynadığı zaman trafiğe takılmış sıradan bir araç haline dönüyor. İlk yarıdaki hıza en büyük katkıyı Oğuzhan verdi. Kalecinin soluna şık bir ayak içi falsolu plase vuruş ısrarına gerek yok. Çizgiyi geçen her top bir gol sayılıyor. Getirdiği topları son anda daha iyi kullanabilse ilk yarıda maç biterdi. Oğuzhan'ın yorulması 2. yarıda tempoyu düşürdü. Gomez sahne almasaydı korku dolu dakikalar gelecekti. Alman futbolcunun 2. yarıdaki golü Antalya'nın tüm direncini kırdı diyebiliriz. İki golde doğrudan katkı koyan Quaresma, Atiba, Beck, Olcay, Rhodolfo sahanın iyileriydi. Önce tutacaksın sonra atacaksın. Necip- Atiba-Rhodolfo tuttu. Quaresma- Oğuzhan-Gomez attı.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya