İnsan biyoritmi, sabah, öğle ve akşama göre ayarlanmıştır.
Kapitalizm mesai dolayısıyla saat kavramını ortaya çıkardı.
Futbol, kapitalizmle ortaya çıktı; Londra, Liverpool, Manchester gibi şehirlere giden topraksız köylüleri, fabrika işçisi yaparken zor hayatları içinde onları eğlendirmek, şiddet dürtülerini boşaltmak amaçlanıyordu.
FUTBOL HIZLANDI
Kapitalizmin hayatı yönlendirmesiyle paralel olarak da değişikliklere uğradı. Hayatın hızlanmasıyla beraber de futbolun hızı da arttı. Artık saatler de yetmiyor ve saniyeler işin içine girdi. Nasıl bankalarda artık sadece veznedar para alıp vermiyorsa, futbolda da oyuna katılmayan ama son vuruşu yapan oyuncu da kalmıyor. Bunun en tipik örneği pivot santrafor denen oyuncu tipi yerine, top süren ve çalım atan forvet oyuncusunun gelmesidir. Bunun en iyi örneği Barcelona'nın üç forveti Neymar, Messi ve Suarez'dir.
Hızlanmanın diğer örneği geri paslarda kalecinin topu eline alma yasağıdır. Böylece top oyun içinde kalırken, kalecilerin ayaklarının da iyi olması gerekti. Bu yasak öncesinin kalecisi Rüştü'nün ayaklarının zayıf olması nedeniyle son yıllarında zorlandığını gördük.
Benzer şekilde en arkada duran, fazla koşmayan, süpürücü yani libero denen oyuncu tarzı da kalmadı. Artık en geride iki stoper denen oyuncu var.
DAHA GÜÇLÜLER
Beslenme ve antreman tekniği çok gelişti. Artık futbolcular çok daha güçlü.
Bütün dünyada insan boyları uzadı, bu futbola da yansıdı.
Eskiden uzun boylu oyuncu top süremez, top tekniği zayıf olarak bilinirdi. Bu ayrım ve kabul bitti. Özellikle stoper oyuncular hem uzun hem de asgari ölçüde de top sürmek, topu oyuna sokmak zorunda.
Bu kısa değişilikleri Beşiktaş'ta örnekleyelim.
Barcelona'nın üç forvetine, bir de Beşiktaş'ın son iki maçtaki üç forvetine bakın.
Dünyanın hiçbir yerinde, köy takımında bile aynı anda pivot tipi, bekleyen, top sürüp çalım atamayan üç oyuncu aynı anda oynamıyor. Eskiden bir en fazla da kısa süreli iki pivot santrafor oynardı. Beşiktaş, çağın gerisine giden bir anlayışla oynamaya çalışıyor.
BİR TEK SOSA!
Her hava topunun tehlike yaratması defans oyuncularının boyunun kısa olmasından kaynaklanıyor. Hava toplarında mücadeleci yönü ve zamanlaması nedeniyle etkili gibi görünen Ersan'ın boyu çağdaş futbol için kısa. Top tekniğinin de çok zayıf olması nedeniyle güçlü veya iyi oynayan bir rakip karşısında zor durumlara düşmesi doğal.
Kuşkusuz futbol sadece fizik ve tempoyla oynanan bir oyun değil. İşin bir de yetenek, beceri tarafı var ki bugün Beşiktaş'ta Sosa dışında 1. sınıf bir takımda oynayacak bir futbolcu yok.
Bu kadar kalitesiz bir ligde, eşsiz taraftarının ve formasının büyüklüğüyle buraya kadar gelebildi. Ne var ki eninde sonunda takke düşüyor ve kel görünüyor. Vasat, sıradan bir takım ve o takımdan da kötü bir hocayla yol bitti.
Bu ülkenin "kara derili" takımı olarak, Beşiktaş aleyhine haksız hakem kararları da tarihsel bir meseledir. Hakemler de bilir ki Beşiktaş'a haksızlık yapmak başlarına, kariyerlerine hiçbir zarar vermez. Tecrübeyle sabittir ki aksine hep yükselmişlerdir.