Kendisi henüz 30'una bile gelmemişti. Ama gönül ferman dinlemedi, rezil olma pahasına ikinci evliliğimi yaptım.
O dönemde kızımın kıyafetlerini giydim, kakül kestim ki daha çocuksu görüneyim diye... Komik durumlara sokmuşum kendimi.
Neyse bu gün gazetede Tuba Büyüküstün'ün kaküllü fotoğrafını gördüğümde aklıma geldi. Annem o zaman bana demişti ki "Kakül evliliği kurtarmaz!" Hayatın ve erkeklerin ne kadar acımasız olduğunu artık çok iyi bildiğim için Tuba kızımızı uyarmak istedim; yaş farkı saçta kakül kesmekle kapanmıyor... Evlenmeden önce çok iyi düşünsün. Rumuz; Kırgın kalpler
AH ŞU YAŞ FARKI
S.U. CEVAP; Valla bir şey söyleyeyim mi, suratlarımız Tuba Büyüküstün kadar güzelse, değil alnımızda bir tutam saç, kel bile kalsak herkesi kendimize aşık edebiliriz! Sakın ve lütfen üstünüze alınmayınız sevgili okurum, mutlaka siz de çok hoş bir kadınsınız. Burada önemli olan zaten ruhun genç kalması. Onda da 'delikanlı temposuna' ayak uydurabildiğiniz sürece mesele yok. Tabii bunu 'makul yaş farkları' için diyoruz. Misal, teyzem aşınmış hüviyet cüzdanı, biraderim pırıl pırıl kimlik kartı taşıyorsa o ilişkide bir bit yeniği var demektir. Yani maddi çıkar veya sapıklık gibi. Aman ha gözünüzü seveyim dikkatli olalım da bu tuzaklara düşmeyelim.