Hani renkli dünya herkese güzel gelir o renkli dünyanın kahramanlarının hiç derdi tasası, acısı, kederi, göz yaşı olabileceği bazen kimsenin aklına gelmez. Onlar çok eğlenir, hep kahaha atar sanılır. Hiç mutsuz olabilecekleri, sorunlarının olabileceği kimsenin aklına gelmez. Bazen onların da senin benim gibi insan olduklarını unuturuz.
Televizyonda izliyoruz, şarkısını dinliyoruz diye biz yarattık onları sanırız. Hep bizim istediğimiz gibi davranmalılar, bizim hoşumuza gitmezse yaptıkları hemen olumsuz cümleleri arka arkaya sıralarız.
O televizyonda gördüğünüz herkes sizin gibi benim gibi komşumuz gibi bir anne ve babanın çocuğu.
Onlar da acıkıyor, onlar da üzülüyor, onlar da aşık oluyor, onlar da ağılıyor… Sen, ben, biz ne yaşıyorsak aynısını onlar da hissedip yaşıyor yani farkımız yok. Sadece fark onlar tanınıyor, onları herkes tanıyor.
Gazetelerin 3. sayfalarına bakın.
Belki sizin ailenizden, belki yakın bir akrabalarınızdan birinin ya da üst veya alt komşularınızdan birinin yaşadıkları benzer olayları okuyorsunuzdur. O haberleri okuyunca bir şey olmuyor. Ama televizyonda gördüğümüz biri hakkında çıkan haberi okuyunca vay onun haline.
Dedim ya 21 yılda neler yaşadım neler.
Ne krizler atlattım. Bazıları size yansıdı bazıları size yansımadı ama ben içinde çok savaş verdim.
15 yıl öncesinden tanıştığım Deniz Seki yeni albümünü bitirmek üzereyken aradı beni. Albümünün tanıtım aşamasında beraber çalışmaya karar verdik. Şarkılarını dinlemeye gittiğimde 15 yıl öncesi gibi ilk tanıdığımdan daha güzel bir Deniz Seki oturuyordu karşımda. O güzellik o enerji şarkılarına yansımış şahane şarkılar yazmış.
Aşk şarkılarının en güzel yorumcusu.
O güzel bir heyecan içindeyken bir anda hevesi kursağında kaldı.
Yıllar önce hep üzerine basa basa söylediği "Sadece kendime zarar verdiğim ve bu zararı kat ve kat fazla 7 ay 10 metre kare bir yerde kalarak bedelini ödediğim her şeyden kurtuldum" derken tekrar cezası onandı ve yine oraya dönmek gibi bir şey yaşıyor.
Dedim ya yıllar içinde ne krizler gördüm neler yaşadım. Düşünün bana en ağırı bu geldiyse Deniz Seki neler yaşıyor. "Suçsuzum ben… Şuçsuz. Ben kendimden başka kimseye zarar vermedim" diye haykırıyor. "Ben duygumun şarkımın pazarlığını bile yapamazken ne ile yargılanıyorum kendime bunu yakıştıramıyorum" diye haykırıyor. Ve aralarda kullandığı bir laf içime oturuyor benim. "Orayı bilmeden gitmek ayrı bir de bilerek gitmek ayrı. Kokusu geliyor burnuma, kokusu. Orası bildiğiniz mezarlık canlı canlı gömüyorlar sizi" deyince Deniz Seki benim günlerce kulağımda çınlıyor onun bu feryadı.
Bazen sosyal medyada yazılanları okuyorum. "Yuh be senin evladın, ablan, kardeşin, eşin dostun yok mu?… Allah'tan korkmaz mısın? Klavye kahramanı" diyorum. Neler yazıyorlar ne düşmanlık ne hırs hiç tanımadığın biri için.
Bazıları da ne gönülden ne iyi kalple her şey iyi olsun temennileriyle dualarını yolluyor.
Benim gerçekten aklıma gelmiyor… Ben gerçekten her şey üzerine büyük yeminler edebilirim Allah'tan çok korkan biri olarak hiç Deniz Seki'nin bu işin ticaretini yapabileceğini düşünemem.
O gerçekten saftır, iyi kalplidir… Duygu kadınıdır. Duygularına yenilir ve zararı kendine verir. Onu yakından tanıyan kime sorsanız benim söylediğim cümlenin aksini söylemez. O da bir şeyler yaşadı… Yazımın ortasında söylediğim gibi. Belki sizin çok yakınınız bekli alt ya da yan komşunuzun yaşadığı gibi bir şey. Hata mıydı? Hataydı… O dönem yaşadıklarıyla kendine zarar verdi mi? Verdi.
Hayat kimseye eşit davranmıyor. Adaletin kantarı herkes için aynı mı bilemiyorum.
Dünyanın bir çok yerinde olan cezalar gibi olsa ona da verilecek ceza mesela.
Geçen kim yazmış köşesinde şuan hatırlamıyorum ama demiş ki "Okulları gezsin o dönem yaşadıklarını anlatsın ve neler yaşadığını sonucun ne olduğunu anlatarak örnek olsun.
Onun cezası bu olsun… Her anlatışında bunu birkez daha yaşasın."
Benim her aklıma geldiğinde Deniz Seki'nin cümleleri içimi acıtıyor. Siz de elinizi vicdanınıza koyun iğneyi önce kendinize sonra başkasına batırın bakın ne hissediyorsunuz.
Allah herkese güzel günler versin…. Allah herkesin kalbine göre versin….