Şimdi yine herkes aynı telefonları kullanıyor nerdeyse. Ve çoğunluk ikiye ayrıldı Iphone'cular , Blackberry'ciler diye.
Şöyle bir bakın sizin kullandığınız telefonu ABD Başkanı Barack Obama da kullanıyor üst kat komşunuz da. Bu durumdan zenginler rahatsız olmaya başladı. Bundan rahatsız oldukları için de kendilerini farklılaştırmak istiyorlar. Paranın gözü kör olsun derler ya gerçekten de öyle.
Cenova'da bulunan Golden Dreams Geneva adında bir dizayn atölyesi son günlerde zenginlerin en gözde mekanı.
Golden Dreams Geneva'da kişiye özel telefon tasarlanıyor. Telefonunuz ne olursa olsun yolluyorsunuz istediğiniz dizaynı anlatıyorsunuz ve size özel tasarlanıyor.
İsterseniz altın ya da saf gümüş, yılan derisi ya da krokodil ya da ne isterseniz telefonunuz 3 bin euro ile 30 bin euro arasında tasarlanıyor.
Şimdi buradan ismini afişe etmek istemiyorum ama Türk sosyetesinden iki isim bunu yaptırdı.
Sosyete dedim de hani gerçekten sosyeteler mi? Hani anlı şanlı sosyete mi? Yoksa sosyete sayfalarını süsleyen sosyetelerden birilerimi tartışılır tabii.
Golden Dreams Geneva'ya başvurarak biri 18 bin euro, diğeri de 25 bin euro vererek telefonlarını özel dizayn yaptırdı. Bu sosyetede şimdi bir rüzgar dalgası gibi yayılıyor son moda bu olacak gibi görünüyor.
Spor salonu tarzları...
Farklılaşmak dedimde aklıma geldi.
Geçen hafta yine çok sıkı bir diyete başladım. Bundan beş ay önce yine aynı heves ile başlayarak 6 kilo vermiştim.
Diyet ve sporla.
Yine aynı heves geldi, en az 6 kilo hedefim de var.
Onun için bir spor salonunun yolunu tuttum. Spor yapmayı benim kadar sevmeyen biri var mı bu yer yüzünde bilmiyorum. Ama o spor salonunda gördüğüm manzara 'Ben buraya gelebilirim' dedirtti bana.
Saat 18.30 ya da 19.00'du spor salonuna girdiğimde.
Spor salonlarının amacı ikiye bölünmüş artık. Birincisi gerçekten amacı spor yapmak olanlar diğerleri de boy göstermek ve sosyalleşmek için gelenler.
Dedim ya ben de gidebilirim sadece sosyalleşmek için ama.
Spor salonlarına giden erkeklerin %90'ı takım elbiseyle geliyor.
İçeriyi görmeniz lazım bir spor salonu yerine bir klübü andırıyor. İnsanlar spor yapmak amaçlı degil sosyalleşmek amaçlı oldukları için şıklık yarışı var.
Kızlar işe uyanmış mevzuya makyajlı gelemeyecekleri için spora sadece fondoten, ruj ve aylanynırları çekilmiş halde salonun içinde.
Erkekler saçlarını şekillendirmeden asla dolaşmıyorlar salunun içinde ama baktığın zaman spor yaparken 15 dakika sonra normalde terden o saç şeklinden eser kalmayacak.
Esas dikkatimi çeken bir detay var ki.
New York'a gittiğimde karşılaştığım bir marka vardı. Under Armorz… Bildiğim kadarı ile Türkiye'de satılmıyor.
Herkesin bildiği spor markaları dışında farklılaşmak için herkesin üzerine Under Armorz giydiğini gördüm.
Under Armoz'u bir nevi spor markalarının Roys Roys'u diye konumlandırın.
Bu insanlarda algı yaratıyor, bir imaj çiziyor…Ne garip insanlar dikkat çekmek, farklılaşmak için neler yapıyor diye düşündüm gerçekten.
Bir de çok yakından tanıdığım ve daha geçen haftalarda benim çok iyi bildiğim liposuction ameliyatı olan isimlerin halen spor salonunda koşu bandı üzerinde saatlerce koşmaları da şaşırttı beni.