CANLI YAYIN

1841 farkı

Eklenme Tarihi 08 Aralık 2013
İstanbul gece hayatının iki ünlü ismi Gülsüm Sami ve Ali Sayar Tünel'deki Kumbaracı Yokuşu'nda öyle bir hizmet veriyor ki... Bu iki isim gerçekten okul gibidir.
Onlarla çalışanlar o kadar çok şey öğrenir ki!
Ali Sayar'ı ben daha bu işlere yeni başladığım zamanlar, üniversite yıllarımda Ankara'da onun mekanlarında eğlenirken tanıyorum. Sonra İstanbul'da Gülsüm Sami'yi tanıdım. Bizim için o "Gügü"dür.
İşte Ali Sayar ve Gügü iş birliği ile son günlerin en çok konuşulan mekanı 1841 TÜNEL'i tavsiye ediyorum size.
Tünel'in en görkemli binalarından biri olan "Hıdivyal Palas" İstanbul'un Avrupa esintileri taşıyan ilk oteli olarak 1841 yılında açılmış. O yıllarda "Hotel D'angleterre" olarak anılmış. Ağırladığı konuklar arasında Pierre Lotti bile varmış.
İsmini binanın yapılış tarihinden alan "1841" muhteşem bir teras ve giriş katından oluşuyor. Teras katında tüm gün hizmet veren "1841"in giriş katında "Ali Sayar"ın Dj kabinine geçmesiyle eğlencenin en güzel anları yaşanıyor..
1841'de salı geceleri "Atilla Demircioğlu" sahne alıyor. Güzel yemek, güzel müzik 1841'de...

* * *
HERKESİN GÖZÜ AYDIN

Geçen hafta Emre Aydın'ın yeni çıkacak "Eylül Geldi Sonra" albümünde yer alan tüm şarkıları W Otel'de dinledik.
Emre Aydın ve ekibi bir hafta boyunca her gün birer saat arayla gazetecilere, radyoculara, blok yazarlarına yeni şarkılarını dinletti.
Tam bir kış albümü olmuş.
Benim albümdeki favori şarkım "Bitti Tebrikler" ikinci şarkım bir Sezen Aksu cover'ı "Belalım". Şarkıları dinlerken bir an gerçekten hüzünlenip eski sevgilime mesaj atma isteği uyandı içimde.
Albümde benim için en az beş hit şarkı var.
Emre Aydın, albümdeki hemen hemen tüm şarkılara klip çekmek istediğini söylüyor.
İki şarkı arasında hangisine klip çekeceğine karar verme aşamasında. Kulağına inandığım ve son beş yılın en iyi albümlerine imza atan Samsun Demir'in önerisi "Eyvah" için hazırlıklara başladılar.
Aralık ayının ikinci haftası Emre Aydın şarkılarını dinlemeye hazır olun.
Eski sevgiliye özleminiz biraz artacak.
Şarkıları dinlerken biraz hüzünlenip biraz da öfkeleneceksiniz.

* * *
KADINSIZ İZLETEN FİLM
Geçen hafta sinemalarda ne var ne yok diye araştırırken bir sürü yeni filmin vizyona girdiğini ve gireceğini gördüm.
Filmlerin internette oyuncu künyesi ve konularına bakarken de hep yazılan yorumları okurum. Bir film o kadar dikkatimi çekti ki bir kesim filmi yerden yere vurmuş bir kesimde güzel yorumlar yapmış. Kime inanacağımı şaşırdım.
Pazar günü akşam üzeri yemek sonrası sinemaya gittik. Arkadaşım Burak Akkaya ile bir buçuk saat öncesinden gişede filmlere bakarken kadın ve erkek ilişkilerine dair sohbetlerini konu alan komedi filmi "Erkek Tarafı Testosteron" olsun dedik.
Gişeden bilet alıyoruz bir baktım salonda satılan yer çok az. Filme girerken ben de bir endişe ya sıkılırsam diye.
Film saati geldi, reklamları da izlemeyelim diye biraz oyalandık. Bir de salon boş diye düşündüğüm için son birkaç dakika kala bir girdik içeri salon full.
Gerçekten yanlış bir salona girdiğimizi düşündüm.
Film başladı bir müddet sonra tüm salonda kahkahalar. O kahkahalar hiç eksik olmadı.
Film aslında Andrzej Saramonowicz'in Testosteron isimli dünyaca ünlü tiyatro eseri. Onu sinemaya uyarlamışlar.
Filmin oyuncu kadrosunda Mert Fırat, İlksen Başarır, Kemal Aydoğan, Emre Karayel, Onur Ünsal, Timur Acar ve Metin Coşkun var.
Bir düğün için bir araya gelen fakat düğünün iptal olması ile birlikte zaman geçiren yedi arkadaşın restoran masasında başlayan sohbette erkek ve kadınlar hakkında konuşmasını konu alıyor.
Bir yandan filmi izliyorum bir yandan da salondaki tepkileri takip ediyorum. Evet salondan bazı çıkanlar oldu ama sayısı toplam 5 kişiydi.
Ben çıkarken arkadaşıma "Helal olsun.
Yedi erkek hiçbir kadın figürü olmadan sadece lafta kadın söylemiyle bize filmi izletti ya helal olsun"
dedim.